3
aralık
2013
Ayyıldız Tim’de hacker yoktur. Ayyıldız Tim’in bütün
teşkilatı güvenlik uzmanlarından oluşmaktadır.
Belli okulları bitirmiş, belli birer kariyer edinmiş
önemli kimseler bunlar. Mesela az önce söylediğim
elektrik şebekesini kesebilecek
arkadaşımız, şu an dünyanın en
büyük gazetelerinden birinin bilgi
işleminde, bir başkası NATO’nun
en önemli üslerinden birinde
görev yapıyor.”
Ayyıldız sancağın siber sancaktarları: Ayyıldız Tim
78
M. SERHAT BIÇAK / SÖYLEŞİ: M. İSHAK TELLİ
62
LOKMAN AYVA
Artık büyük şehirliyiz, lütfen!...
64
AHMET TAŞĞIN
Türkiye’de dinî grupları görememek ve
azınlık olarak Müslümanlar
67
NADİRE YILDIRIM
Taraf olan, bertaraf olur
68
CÜNEYT AKAR
Dershane kavgası
69
PERİHAN SAĞLAM
Bir vefa ve özgürlük muhasebesi
70
DOÇ. DR. MEHMET SEYFETTİN EROL
Genişletilmiş Misak-ı Milli ve Sevr
sendromu arasında yeni Türkiye’nin
Kürt politikası: Neo el-Cezire
74
ZEHRA ULUCAK
Bizim celladımız da Müslüman!”
77
MEHMET FATİH ÖZTARSU
Azerbeycan’ın yeni “tarz-ı siyaseti”
78
MEHMET SERHAT BIÇAK
SÖYLEŞİ: Ayyıldız sancağın siber
sancaktarları: Ayyıldız Tim
85
FİKRİ AKYÜZ
Erdoğan’ın andığı o yiğit adam
86
DİLEK YARAŞ
SÖYLEŞİ: NAİL KEÇİLİ
Bunlar küfre lâyık”
96
ZEKİYE YALDIZ
Çocuklar öldürülmesin,
kedi eti de yiyebilsinler
97
HURİYE KILINÇ
Kızımın sınav süreci ve yaşadıklarımız
98
MUHAMMED İKBAL BAKIRCI
Fikirsizlik ve kabir-“istan”da
bir taşın hikâyesi
102
GÜLŞEN ASLAN
Bir ben var…
103
İPEK ACAR SERT
Kalbimin hükümdarı
104
DR. NURETTİN ALABAY
Teknoloji
108
ULUĞ BAYINDIR
Garabet Medya
70
85
50
46
42
36
DİLEK YARAŞ
Islak imza “var”,
uygulama “yok”
Ergenekon operasyonlarının ilk
dönemlerinde ellerine tutuştu-
rulan bavuldaki belgelerle tozu
dumana katan, vesayet sistemi-
ne atıp tutan cengâver gazeteci-
ler (!), askerî vesayetten kurtul-
manın ne kadar zor olduğunu
görüp bu ülkenin o günleri tek-
rar yaşamaması için “Kalıcı bir
demokratik sistem nasıl kuru-
lur?” diye kafa yoracaklarına ve-
sayet sisteminin safına geçip o
imzayı atmak zorunda bırakılan
Başbakan’ı linç etmeye kalktılar.
MEHMET SERHAT BIÇAK
Duanla yaşamadım ki
bedduanla öleyim!”
Belgenin yayınlandığı günler-
de gösterime giren Hocaefendi
sohbetleri, 28 Şubat günlerinde
bambaşka vizyonlarla gösterilen
Fethullah Gülen kasetlerinden
şimdi daha çok reyting yapıyor-
du. Öyle ya, ağzından “Firavun”
gibi terennümünün döküldüğü
Hocaefendi’nin kime kastettiği
merak (!) konusuydu.
NESRİN ÇAYLI
Kırmızı kart hükmünde bir
soru: Qua vadis?
İki tarafın birbirine aldığı tav-
rı nasıl okumalıyız? Bir manevi li-
deri ve cemaatinin iktidarla olan
kavgasına nasıl izah bulmalıyız
bunca hoşgörü beyanatından
sonra!? Dünyevi kaygılar, uhrevi
kaygıların önüne nasıl bu kadar
çabuk geçti de orta bir yol bul-
mak yerine nefret ve istifham to-
humları ekildi?
MURAT İLKTER
Okçular siperleri terk
ediyor
Milletin siyaset algısı da işte bu-
rada ortaya çıkıyor. Çünkü mil-
let, devlette nispi temsilini gör-
düğü, karnının doyduğu oranda
algı oluşturuyor. Demokrasinin
ve iletişimin gelişmesi neticesin-
de de artık herkes her istediğini
söyleyebiliyor. Bu yüzden “Her
yere cemaat hâkimmiş” gibi bir
algıyla muhalefete malzeme ver-
mek, açıkçası bana hiç mantık-
lı gelmiyor.
FİKRİ AKYÜZ
Erdoğan’ın andığı o yiğit
adam
İşte tam bu sırada Ali Şükrü Bey
ortadan kaybolur. Üç gün sonra
cesedi bulunur. Erzurum’un yiğit
adamı, hakkı yenmiş adamı, hita-
bet sanatının usta adamı Hüseyin
Avni Ulaş Meclis’te sert bir ko-
nuşma yapar ve “Ey Kâbe-i Mil-
let... Sana da mı taarruz?!” diye
haykırır.
DOÇ. DR. M. SEYFETTİN EROL
Genişletilmiş Misak-ı Milli
ve Sevr sendromu arasında
yeni Türkiye’nin Kürt
politikası: Neo el-Cezire
Yeni” Ortadoğu ve “yeni” Tür-
kiye sürecinde “Kürt faktörü”,
bir kez daha başrolü oynuyor.
Dolayısıyla süreçte inisiyatif sa-
hibi olan, yeni Ortadoğu’nun
da büyük ölçüde belirleyici gücü
olacak. Nitekim tarafların elle-
rindeki tüm enstrümanları sefer-
ber etmelerinin altında da bu hu-
sus yatıyor. Şu ana kadar ibre,
Türkiye’nin burada daha fazla
şansı olduğunu gösteriyor.
36
46
85
42
50
70
Şöyle düşünün: Rahmi Koç’un, Bülent Eczacıbaşı’nın
veya Güler Sabancı’nın bir daveti olduğu zaman kimler
gidiyorsa oraya, sayın işte…Bu davetlerin hepsi kapa-
lıdır tabiî. Mesela sizi, Ergün’ü niye davet etmiyorlar da
Ertuğrul’u davet ediyorlar? Ya da Aydın
Doğan’ı davet ediyorlar da niçin Ahmet
Çalık’ı davet etmiyorlar? İşte onun için
siyasete atılmak istiyorum. O Meclis
salonunda, Meclis kürsüsüne çıkıp
avaz avaz bağıracağım.
Bunlar küfre lâyık”
86
DİLEK YARAŞ/ SÖYLEŞİ: NAİL KEÇİLİ