41
aralık
2013
Doç. Dr. Serhat Atabey
AHA
öncekilerden farklı
olarak, ilginç zamanlardan
birini yaşıyoruz. Anlaşılı-
yor ki Türkiye, yerel se-
çimlere kadar çok kirli bir
siyasî gündemlemeşgul
olacak. Arkasından ortaya
çıkanmanzaraya göre
gündemin kirliliği daha
da yoğunlaşabilecek. Asıl
hedef, cumhurbaşkanlığı
seçimi ya da Başbakan’ın
cumhurbaşkanı olup
olmamameselesi…
Bir süredir derinden
devameden, son aylarda
da “Geliyorum” sinyalleri
veren bir kavga, “ders-
haneler” tartışmasıyla
gün yüzüne çıkmış oldu.
Meselenin dershane olma-
dığı hemen anlaşıldı. Şu
an dershaneleri tartışan
kalmadı. Olay, çok farklı
mecralara kaydı. Nereye
kadar gidecek? Bekleyip
göreceğiz...
Bu kavganın ilginçlikle-
rinden bir tanesi, tarafların
statüleri ile ilgili. Biri “siyasi
bir parti”, iktidar partisi;
diğeri ise “belli bir misyonu
gerçekleştirmeküzere yola
çıkmış sivil bir hareket”. Bir
diğer ilginçlik ise tarafların
bir süredir devameden
ortak yolculuğu.
Kavga devamederken,
özellikle “kardeşlikten”
demvurulduğuna şahit
oluyoruz. Bir kardeşlikten
söz edebilmek için, taraf-
ların tek gayesinin Allah
rızası olması gerekir. Bu
niyette olmayanlar için
kardeşlik değil, menfaat
birlikteliğinden bahsedi-
lebilir. Kimsenin niyetini
bilemeyeceğimiz için,
hatta hüsnü zan ile hare-
ket etmemiz gerektiği için
şunun altını çizelim: Her
iki tarafta da “kardeşlik”
müessesesinin gereğini
yapanlar elbette vardır.
Ancak kavgaya genel
olarak baktığımızda, mese-
lenin “Allah rızası için farklı
farklı yollar tutulmasından
değil, bir güçmücadele-
sinden kaynaklandığı”
anlaşılıyor.
Güç ve iktidar mücade-
ni gösteriyor.
Kavga gün yüzüne
çıktığından beri hayli kala-
balık bir “literatür” oluştu.
Yazılan ve söylenenlerin
bir içerik analizini yaptığı-
mızda, ortada kin, garez,
haset, husumet, gıybet
ve suizan var. O yüzden
mesele, dershanemeselesi
olmaktan hızla çıktı ve
eski defterler tekrar açıldı.
Yakında bugünler için
biriktirilen bel altı vuruş
yapacak bilgi, belge ve
kasetler de bekleniyor.
Netice olarak, bize şer
gibi görünenlerde hayır,
hayır gibi görünenlerde
şer olduğuna inanıyoruz.
Kavganın da bir hayra
vesile olacağını düşünü-
yoruz. “İnsanların gerçek
karakterleri kavga zaman-
larında belli olur” derler.
Bu kavgada da tarafların
daha önce bilmediğimiz,
görmediğimiz bazı yönleri-
ni görmüş olduk -görmeye
devamedeceğiz-. Burada
hak ve hakikat peşinde
koşanların, meseleleri
tarafgirlikten bağımsız
olarak değerlendirip, kendi
pozisyonlarına dair sonuç-
lar çıkarması gerekiyor.
leleri, genel olarak insanlık
tarihinin en temel değiş-
ken parametrelerinden
biridir. Bumücadelelerde
kavgayı meşrulaştırmak
adına insanî ve dinî
değerler öne çıkarılarak
meseleye bir “kutsallık”
atfedilir. Hangi savaşın ya
da kavganın sahibi “Egomu
tatmin etmek için”, “Daha
fazla alana tahakküm
edip en güçlü olmak için”,
Diğerlerini köşeye sıkış-
tırıp kendi adamlarıma
yer açmak için” veya “Her
şeyde kontrolü elimde
bulundurmak için” diye-
rek asıl mücadele amacını
itiraf etmiş ki? Edenler
varsa, açık sözlülükleri ve
dürüstlüklerinden dolayı
tebrik etmek gerekiyor.
Böyle bir mücadelede
kardeşlikten demvurmak
abes kaçıyor. Kardeşlik-
ten bahsedebilmek için,
yukarıda da ifade edildiği
gibi, niyetlerde Allah rızası
olması gerekiyor. Tarihten
misal isterseniz, Muhacir
ve Ensar arasındaki kar-
deşlik, buna en güzel ör-
nektir. Birbirlerinemaddî
vemanevî her türlü kapıyı
açmış, her türlü fedakârlığı
yapmışlar…
Gündemimizdeki
kardeşliğin hangi zemin
üzerinde olduğunu
anlamak için kavganın
başlangıcından öncesini
tasavvur ederek birkaç
soru üzerinden düşüne-
lim. Taraflar, birbirlerini
samimi olarak seviyorlar
mıydı? Gerçekten de
taraflar, birbirleri için her-
hangi bir menfaat beklen-
tisi olmadan fedakârlıkta
bulunabilirler miydi? Ya
da hangi taraf, hangi taraf
için fedakârlıkta bulunabi-
lirdi? Taraflar birbirlerine
karşı dürüstler miydi? Ya
da hangi taraf dürüsttü?
Tarafların iç gruplarında
yaptıkları değerlendirme-
lerle dışarıya yansıttıkları
paylaşımlar aynı mıydı?
Taraflar, menfaat ilişkisin-
de olunmasa -yani iki taraf
da birbirine herhangi bir
şekildemuhtaç olmasa-
birbirleri ile aynı trende
yolculuk yaparlar mıydı?
Bu ve benzeri sorulara
içimizden verdiğimiz ce-
vaplar, öncesinde olmayan
bir kardeşliğin kavga başla-
yınca zaten olmayacağını,
dolayısıyla bu süreçte
kardeşlik vurgusunun bir
fonksiyon icra etmeyeceği-
Güçveiktidar
mücadeleleri,
genelolarakinsanlıktarihinin
entemeldeğişkenparametre-
lerindenbiridir.Bumücadele-
lerdekavgayımeşrulaştırmak
adınainsanîvedinîdeğerler
öneçıkarılarakmeseleyebir
kutsallık”atfedilir.
Adamkavgadabelliolur
Analiz
haber
ajanda
BÖYLE
bir mücadelede kardeşlikten dem vurmak abes
kaçıyor. Kardeşlikten bahsedebilmek için niyetlerde Allah
rızası olması gerekiyor. Tarihten misal isterseniz, Muhacir
ve Ensar arasındaki kardeşlik, buna en güzel örnektir. Bir-
birlerine maddî ve manevî her türlü kapıyı açmış, her türlü
fedakârlığı yapmışlar…
D