22
aralık
2013
Analiz
haber
ajanda
Prof. Dr. Turan Güven
Belki bazı insanlar,
Türkiye’nin bu tür çıkışlarını
rasyonel dış politikaya ay-
kırı ve gücüylemütenasip
olmayan bir “efelenme”
olarak niteleyebilirler. Ama
bana göre, uluslararası
platformlardaki bu duruş,
gelecek kuşak diplomatla-
rının işlerini bir hayli kolay-
laştıracaktır. Türkiye’nin
bugünkü dış politikasını
yerden yere vuranların,
İsrail ve ABD’nin dümen
suyunda gitmeyi “başarılı
dış politika hikâyesi” olarak
sunan kişiler olduğunu da
unutmayalım.
***
Değerlerdeki aşınma ve
bozulmaların siyasal, sos-
yal, kültürel ve ekonomik
hayatımıza da yansıdığını
görmezlikten gelemeyiz. Bu
aşınma ve bozulmalar, top-
lumdaki doğal değişimden
çok farklı bir şey. Özgürlükte
sınır tanımayan, ölçüyü ka-
çıracak derecede dünyevi-
leşen, doymak bilmez hırs-
larının esiri olan ve kendi
sorunlarının çözümünü bile
başkasının üzerine yıkan,
-
bir gün olsun- içinde bulun-
duğu duruma şükretmeyen
nankör insan tipi nereden
yetişiyor? Bütün bunların
üzerine post-modern çağın
sanal etkilerini de koyarsa-
nız, karşınıza anlamsız bir
hayatı yaşamak zorunda
kalan insanlar çıkıyor.
>> Son 10 yılda gerçek-
leştirilen altyapı yatırımları,
IMF’ye olan borçların bitiril-
mesi, demokrasi ve temel in-
san hakları bağlamında atılan
önemli adımlar, 30 yıl süren
PKK terörünü sonlandırma
girişimleri ve uluslararası
platformlarda haksızlıkların
yüksek sesle dile getirilmesi,
içte ve dışta yeni bir Türkiye
imajı doğurdu.Hiç şüphe yok
ki bütün bunlar, içeride istik-
rarlı ve sorunların farkında
olan sivil siyasî iradenin sağ-
ladığı sonuçlardır.
20.
yüzyılın
sisteminemeydan
okuyanTürkiye
Türkiye’nin sadece bölge-
T
OPLUMUN
azımsan-
mayacak bir kısmı,
bedenen 21’inci, zih-
nen 20’inci yüzyılın
başlarında yaşıyor.
İdrak gecikmesi
içinde olanbirileri,
20’
inci yüzyılın ilk yarısını çağrıştıran
“10.
Yıl Marşı” ile coşadursun, 21’inci
yüzyılın ilk çeyreğine doğruyol alıyo-
ruz. Türkiye’nin 21’inci yüzyıldaki yürü-
yüşüne ve geleceğine bakıyoruz. 21’inci
yüzyılın açık toplumve açık sistemle-
rinde demokrasi, temel insanhakları
ve birey özgürlüğü gibi daha çok siyasal
konular öne çıkıyor.