20
aralık
2013
yakıldı. Bugün Otrar’da insan yaşamıyor.
Sadece bilim heyetleri, arkeolojik kazı ya-
pıyorlar.Toprağın altından kazı ile çıkarılan
şehrin yanıklarına ve küllerine bizzat şahit
olduk.
İstilanın bir başka önemli durağı “Buha-
ra” idi. Eski bir başkent olan Buhara, çar-
şıları, medreseleri, camileri ve konaklarıyla
ünlü ve büyük bir şehirdi. Şehirdeki sosyal
ve kültürel hayat olağanüstüydü. Kaynakla-
rın ifadesiyle Buhara, her yönüyle Bağdat’la
yarışan bir mekândı ve Maveraünnehr’de
yetiştirdiği âlimlerle de birinci plândaydı.
Mevlana Celaleddin-i Rumî “Buhara bir
bilgi madenidir. Her nerede bir hikmet sa-
hibi görürsen, o Buharalıdır” demişti. Batılı
araştırmacılardan Richard Nelson Frye’in
bu şehirle ilgili yazmış olduğu eserin adı,
Orta Çağın Başarısı Buhara” şeklindedir.
Moğol İstilası’na maruz kalan bu ihti-
şamlı şehir, yakılıp yıkıldı. İçinde yaşayan-
ların büyük kısmı asker sivil denilmeden öl-
dürüldü. Şehrin her türlü varlığı ve zengin-
liği yok edildi. Buhara’nın benzer akıbetini
Semerkant da yaşadı.O da aynı şekilde istila
edildikten sonra yağmalandı. Yakılıp yıkıldı
ve insanları öldürüldüler. Her iki şehirde de
öldürülen insanlar,otuzar binin üzerindeydi.
Buhara’dan sonra Ürgenç, İsficap gibi şehir-
ler de istilanın karanlık yüzünü hep gördüler.
Maveraünnehr’den sonra Horasan şehirleri
de birer birer Moğol istila bulutlarının al-
tında kaldılar. Tirmiz, Nişabur, Bağşur, Rey,
Herat ve Belh gibi şehirler, benzer kaderleri
yaşadılar. İstilanın altında kalan insanların
önemli kısmı ölüyor, canını kurtarmak iste-
yenler de batıya doğru kaçıyorlardı. Örnek
olarak Mevlânâ Celaleddin’in babası Baha-
eddinVeled “Belh”ten,Hacı Bektaş-ı Veli ve
ailesi Nişabur’dan Anadolu’ya gelmişlerdi.
Moğol istila seli, 1258 tarihinde Medine-
tu’s-Selâm namıyla ünlü İslam Şehri
Bağdat’ın kapısını da çalmıştı. Bağdat,
Abbasilerin Dicle kenarında planlı olarak
kurdurdukları ve imar ettikleri bir şehirdi.
Şehir, çarşıları, medreseleri ve konaklarıyla
kısa zamanda büyümüş, siyasetin yanı sıra
kültürün, ticaretin ve sosyal hayatın merkezi
olmuştu. Bağdat’ta yaşayanlar, hayatın tatla-
rını ve hazlarını en üst seviyede yaşarlardı.
Bağdat, Batı ve Doğu’da insanlara verdiği
haz ve mutlulukla dillerde destan olan bir
yerdi. Meşhur “Binbir Gece Masalları” adlı
eserlerin konu ettiği hikâyelerin geçtiği yer
de Bağdat idi.
KorkunçMoğol ordusu,1258 Aralık’ında
bu şehrin kapılarına dayanmış ve iki ay-
lık kuşatmadan sonra girmeye muvaffak
olmuştu. Moğol ordusunun başı, Cengiz
Han’ın torunu meşhur Hulagu, bu efsane
şehrin yeni sahibiydi. Bağdat’ta bulunan her
türlü mal ve mülk, hazineler, hatta insanlar
Hulagu’nun idi.Moğol Han’ı Hulagu, önce
Halife Muta’sım’ı sorguya aldı. Arkasından
tüm hazinelerine el koydu. Daha sonra da
ailesiyle birlikte işkence ile öldürttü. Sıra
Moğol askerlerinin geleneksel yağmalama-
sına gelmişti. Bir tarafta bütün hiddetleriyle
Moğol askerleri, diğer tarafta savunmasız,
titreyerek duran Bağdat halkı…
Katliam ve yağma, 1258 tarihinde bir Şu-
bat günü başladı. Askerler şehre bir anda aç
kurtlar gibi saldırmıştı. Moğollar, Bağdat’ı
karış karış yakmışlardı. Hiçbir ilkeye bağlı
kalmaksızın, halkının tamamını yaşlı, genç,
kadın, kız, emzikli bebek ayırt etmeden
katletmişlerdi. Halk, daha önceden halife-
nin yayınladığı ferman üzerine silahlarını
bırakmış ve dışarıya çıkmaya başlamıştı.
Daha kapıdan çıkar çıkmaz, kurbanlık ko-
yunlar gibi ölümle karşılaşmışlardı. Şehir
neredeyse olduğu gibi boşalmıştı. Yağma ve
katliamın bir ay civarında sürdüğü rivayet
edilmektedir.
Şehrin çok büyük bir kısmı kül haline gel-
mişti. Yanan eserler arasında Halife Camii,
Musa KazımTürbesi,Rusefe’deki halife me-
zarları vardı. Katledilenlerin sayısı hakkında
çok büyük rakamlar zikredilmiştir. Rakam-
ların abartılı olarak iki milyona kadar çıka-
rıldığı da gözlenmektedir. Ancak ne tarafın-
dan bakarsanız bakın, öldürülenlerin sayısı
100
binin üzerindedir. Kısacası tek başına
Tarihten Bugüne
haber
ajanda
Çare, bu olağanüstü dünya planı ve kuşatmaya karşı olağa-
nüstü bir organizasyonla, bilimle, teknolojiyle, bilinçle ve
iradeyle mücadele etmektedir.