18
aralık
2013
MOĞOL İSTİLASI FIRTINASINI
SURİYE’DE BAYBARS DURDURDU
21.
YÜZYIL
KÜRESEL
İSTİLASINI KİM
DURDURACAK?
Tarihten Bugüne
haber
ajanda
G
ERÇEKTEN
de
Cengiz Han için
sıradan ölçüler kul-
lanmak zordur.Or-
dusuyla yürüdüğü
zaman, kilometreleri arkasında bırakır,
ülkeler istila ederdi. Yolunun üzerindeki
şehirler genellikle yerle bir olur ve nehirler
yataklarından çevrilirdi. Çöller, kaçanlar
ve ölenlerle dolar ve o geçtikten sonra bir
zamanlar çok kalabalık olan yerlerde kurt-
lar ve kargalar, tek canlı yaratıklar olarak
kalırlardı.”
Bozkırınsonparlaması
Amerikalı tarihçi Harold Lamb, “Mo-
ğolların Efendisi Cengiz Han”adlı eserin-
de dünya tarihinin şahitliğini yaptığı müt-
hiş şahsiyetlerden biri olan Cengiz Han’ı
bu edebî cümlelerde tasvir ederek, tarihe
derin şekilde damga vurmuş bu Bozkırlı
lidere dikkat çekmektedir.
Cengiz Han adı, 13. yüzyılda Asya kı-
tasının merkezinde,kopan büyük istilâ fır-
tınasının başlangıç noktasıydı. Bu fırtına,
60
yıl içinde bütün Asya kıtasını kaplamış,
Orta Avrupa’ya kadar uzanacak dehşetli
bir istila ve katliam dönemini ifade edi-
yordu. Bu istila, o zamana kadar dünyanın
görmediği, ondan sonra da 20. yüzyıla ka-
dar görülmeyecek siyasî bir felaketin karşı-
lığıydı. Cengiz Han ve Moğollar, insanlık
hafızasına bu menfî yönüyle silinmemek
üzere kazınmıştı.
Asıl adı Temuçin’di. Babası Yesugey,
Moğolların Borcıgin boyunun Kıyat
oymağındandı. 10 yaşında babasının ölü-
müyle ailenin bütün yükü üzerine kalmış-
tı. Son derece güçlü bir fizikî yapıya ve
keskin bir zekâya sahip olan Cengiz, çok
ağır gaileleri ve meseleleri, sağlam kişilik
ve gücüyle çözmekteydi. Önce kendi bo-
yunun kabul ettiği üstün kişilik ve lider
haline geldi. Moğol aşireti Keraitler ve
Cadaranları kendi aşiretiyle birleştirdi.
Arkasından Merkitler, Tatarlar ve Noy-
manları Moğol bütünlüğü içine sokmayı
başardı. 1206 yılında törenle Moğol tah-
tına çıkan Cengiz, kendini Gök Tanrı’nın
bahşettiği dünya hükümdarı addediyordu.
Kısa zamanda Çin ve Mançurya’yı ele
geçiren Cengiz Han, arkasından Uygur-
lar ve Kara Hıtaylara da üstünlüğünü ve
hâkimiyetini tanıtmayı başarmıştı. O, ar-
tık başka siyasî yapıların üstüne çökmeye,
hatta bütün dünyaya meydan okumaya
hazırdı.
O zamanki tarih itibariyle Asya’nın bu
büyük gücünün karşısında durabilecek
tek güç, Müslüman Türk Devleti olan
Harezmşahlar Devleti idi. Başında da
Harezmşah Muhammed bulunmaktaydı.
Harezmşahlar Devleti, zengin ve müref-
feh İslam dünyasının bekçisi ve korucusu
ASILADI TEMUÇİN’Dİ
.
Babası Yesugey,
Moğolların Borcıgin boyunun Kıyat
oymağındandı. 10 yaşında babasının
ölümüyle ailenin bütün yükü üzerine
kalmıştı. Son derece güçlü bir fizikî
yapıya ve keskin bir zekâya sahip olan
Cengiz, çok ağır gaileleri ve meseleleri,
sağlam kişilik ve gücüyle çözmekteydi.
Önce kendi boyunun kabul ettiği üstün
kişilik ve lider haline geldi. Moğol aşireti
Keraitler ve Cadaranları kendi aşiretiyle
birleştirdi. Arkasından Merkitler, Tatarlar
ve Noymanları Moğol bütünlüğü içine
sokmayı başardı. 1206 yılında törenle
Moğol tahtına çıkan Cengiz, kendini Gök
Tanrı’nın bahşettiği dünya hükümdarı
addediyordu.
***
ORTAR,
Cengiz’in savaş makinesi ordusu-
na aylarca direndi. Fakat Otrar’a arkadan
bir imdat gelmedi. Sonuçta şehir düştü.
Vali İnal da işkenceyle öldürüldü. Şehrin
nüfusunun tamamına yakını öldürülür-
ken, evler yakıldı. Bugün Otrar’da insan
yaşamıyor. Sadece bilim heyetleri, arke-
olojik kazı yapıyorlar. Toprağın altından
kazı ile çıkarılan şehrin yanıklarına ve
küllerine bizzat şahit olduk.
***
SURİYE’NİN
batısına doğru gelindiğinde
Moğolların beklemediği bir savunma
duvarı karşılarına çıkmıştır. Bu, İslam
dünyasının o zaman için belki de son sa-
vunma hattıdır. Bu savunma hattı, Mısır
Memluklu Devleti’dir. Bu devlet, Türk
Memluklu komutanlarının ed-Devleti’t-
Türkiye (Türk Devleti) namıyla kurdukları
devlettir. Savaşçılıkları, disiplinleri ve
inançlarıyla tarihe geçmiş, neredeyse bir
avuç insan kadrosudur. Ancak manevî
keyfiyet olarak hacimlerinin çok büyük
olduğu, tarih sahifelerine geçmiştir.
***
GÜNÜMÜZ
dünyası ve olaylarında bunun
da Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk
milletine bağlı olduğu açıktır. Başarma-
nın ve zaferin başlangıç noktası da -çok
enteresan ki Baybaras’ın bölgesi olan-
Suriye’dir. Yani Suriye üzerinde Baybars
misyonunu yüklenecek bir kahramana
ve Ayn Calud benzeri bir zafere ihtiyaç
vardır. Türkiye için içeri ve dışarıda çö-
züm bekleyen pek çok meselenin anahta-
rı Suriye’dedir. Suriye, Türkiye’nin güven-
lik açısından adeta karnıdır, Başbakan’ın
dediği gibi Türkiye’nin bir iç meselesidir.