12
aralık
2013
Çözüm”
raporu açıklandı
TOPLUMSAL
Barış Yollarının Araştırılması ve Çözüm Sürecinin De-
ğerlendirmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Baş-
kanı Naci Bostancı, ÇözümSüreci’ne ilişkinhazırladıkları raporukamu-
oyuylapaylaştı.
Türkiye
Ajanda
>> Sürece ilişkin olarak özel-
likle terör sebebiyle maddî ve
manevî büyük hasar gören
bölgelere giderek sıkıntıları
dinlediklerini belirten Bostan-
cı, sorunun tanımlanmasına
yönelik bir problem olduğunu,
konuya Kürt Sorunumu, yoksa
PKK Sorunumu denilmesi
hususunda Kürtlerin ayrıştığını
belirtti.
Rapordan bazı maddelerse
şöyle: “Turgut Özal’ın Cumhur-
başkanı olmasıyla resmî tez-
lerin dışında yeni bir inisiyatif
ortaya çıkarken, 1991 kurulan
DYP-SHP koalisyonu, süreci
hızlandıran bir etki yaptı. 1990’lı
yıllarda, meselenin çözümü
noktasında önemli çaba içinde
olan Turgut Özal, bir anlamda
Pandora’nın kutusunu açan
liderlerden biridir. Özal, siyasî
kariyerini ve kişisel kaderini bu
meselenin çözümüne bağlamış-
tır. Cumhurbaşkanı Turgut Özal,
resmî tezleri tersyüz eden ve
inkâr siyasetine son veren bir
yaklaşım içinde olmuştur… İlk
dönem raporlarında, bölgede
yaşayan halk (Kürt), ‘Dağ Türkü’,
konuşulan dil ise ‘Dağ Türkçesi’
olarak nitelendiriliyordu. İlk
dönem raporları içerisinde olan
Abidin Özmen Raporu’nda yer
alan ‘Her yıl üç dört bin kişinin
batı bölgelerine iskân ettirile-
rek, 15-20 yıllık bir programla
bu halk ortadan kaldırılmalı’
cümlesi, aslında tüm olayı ve
dönemin genel havasını özetle-
mektedir… ” (Galiba bu, “Kibarca
asimile et” demek.)
ÇOK
değil, bundan 3 yıl
önceydi. Türkiye, hiç unutama-
yacağı bir gün olan 12 Eylül’de,
ama 2010’un 12 Eylül’ünde,
demokrasi hayatının en önemli
dönemeçlerinden birine girerek
Anayasa değişikliğine dair bir
paketi oyladı.
Paket içeriğindeki mad-
delerden biri de “Anayasa
Mahkemesi’ne bireysel başvuru
hakkı” tanıyan bir hükme sahip
olacaktı. Nihayet, o referandum-
dan çıkan sonuç, anayasa deği-
şikliğine “Evet” diyordu…
İşte o haktan yararlanarak
Anayasa Mahkemesi’ne başvu-
ruda bulunan tutuklu vekiller-
den Mustafa Balbay, Anayasa
Mahkemesi’nin kendisi hak-
kında verdiği müspet sonucu
delil göstererek İstanbul 13. Ağır
Ceza Mahkemesi’ne tahliye iste-
mini iletti. Mahkeme, bu istemi
bağlı koşullara göre irdeledi ve
CHP İzmir Milletvekili Mustafa
Balbay’a tahliye kapılarını açtı…
Osunu busunu demeden
şunu söyleyeceğim: Aleyhte
karar çıkınca “Hükümet’in yar-
gısı”, lehte karar çıkınca “Adalet
tecelli etti”… Anayasa değişikli-
ğine “Hayır” çekerken bugünü
hesaplamayanlar, adaleti tartar-
ken kefenin ağırlığını hesaptan
düşsünler…
Balbay da
tahliyeoldu
GATA
üniversiteoluyor
Kılıçdaroğlu
ABD’yegitti
28
Kasım 2013 günü ger-
çekleştirilen Yüksek Askerî
Şura kapsamında alınan
kararlar, Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül’e sunuldu
ve ardından onaylandı.
Olağan toplantıda TSK’nın
yeniden yapılandırılması
ve terörle mücadele konu-
şulurken, Gülhane Askerî
Tıp Akademisi’nin de
üniversite olarak format-
lanması üzerine kararlar
alındı. GATA’nın, ilerleyen
süreçte hem askerî bilgiye
odaklı bir kuruma, hemde
tıbbî araştırmalar yapmak
üzere geniş nitelikli bir
yapıya kavuşturulması
gündemde.
CHP
Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu, yak-
laşık iki ay evvel Ankara
Büyükelçisi Ricciardione
ile yaptığı görüşmenin ar-
dından, Ricciardione’nin
de istediği ve belirttiği
gibi bir ABD ziyareti ger-
çekleştirdi. ABD yönetimi
ve Kongre’den temsilci-
lerle buluşan Kılıçdaroğ-
lu, Türk-Amerikan sivil
toplum kuruluşlarıyla
etkin düşünce kuruluşla-
rının davetlerine katıldı.
Kılıçdaroğlu’nun en dik-
kat çekici buluşmasıysa,
Fethullah Gülen’e yakın-
lığıyla bilinen kimselerle
yaptığı görüşmeler oldu.