109
aralık
2013
>> Şu an, şehadeti sürecinde
oluşan soru işaretlerini yakala-
mak üzere çalıştırılan bir so-
ruşturma gerçekleştiriliyor. Ve
inşallah onun aziz hatırası, bu
ülkenin inanmış insanları tara-
fından yerde bırakılmayacak.
4
yıl önce gerçekleşen elim
olayın ardından Devlet Denet-
leme Kurulu bir rapor hazırladı.
Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül’ün “O parçaları keçiler mi
yedi?” sözüyle gündeme oturan
görüntüler hâlâ akıllarda. İşte
bu sıkıntıların ve eldeki görün-
tülerin üzerine, Haber Türk
TV’nin gün boyu yayınladığı
bir tanıtımsunumuna şahit
olduk. Bu sunumda bahse-
dildiğine göre, Şehit Muhsin
Yazıcıoğlu’nun naaşının karlar
içerisinden çıkarılışı, ertesi
günün “bütün yayın akışı bo-
yunca” yayınlanacak, buruk
görüntüleri bütün Türkiye
tartışacaktı.
Neyse ki çok erdemli bir tavır
gösterilerek, BBP yönetimi ve
Yazıcıoğlu ailesinin istemiyle
Malatya’da soruşturmayı yürü-
ten savcılık tarafından görün-
tülerin yayınlanmasına yasak
getirildi.
Haber Türk’ün elinde kala-
kalan haber, acaba neyin peşin-
deydi? Madembu görüntüler o
günden bu yana vardı, neden
şimdi servis ediliyordu? Kederi
arttırmaktan, kışkırtmaktan,
çığırtkanlık yapmaktan başka
neyin ifadesiydi bu? Hele “gün
boyu yayın” vurgusu niçin
yapılmıştı? Neyse ki hâlâ aklıse-
limle düşünen insanlar var…
Uluğ Bayındır //
>> Gerçekleştirilen büyük
tanıtım toplantılarından birinde
de Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanı Fatma Şahin ismi, Ga-
ziantep Büyükşehir Belediye
Başkanlığı’na Başbakan tara-
fından aday olarak ilan edildi.
Tanıtım anında kürsü önüne
çıkan Bakan Şahin ile AK Partili
Gaziantepmilletvekilleri ve
Gaziantep İl Başkanı’nın olduğu
topluluğun, ortalarında Başba-
kan ve Bakan Hanım olduğu
şekilde fotoğrafları alındı. Yalnız
alınan bu fotoğraflardan birinin
(!)
yayınlanış biçimi, gazetecilik
ahlakı açısından son derece
kaba ve edep dışıydı.
Bugün gazetesi, ilk sayfasın-
da sunduğu habere ilave ettiği
fotoğrafta, Başbakan ile Bakan
Hanım’ı el ele, birbirlerine bakar
vaziyette yansıtıyordu. Amma
ve lakin, önemli bir detay vardı.
Bu fotoğraf, bir bütünü arz etmi-
yor, yalnız Başbakan ve Bakan’a
odaklanılarak, onları kareye
alarak çekilmiş bir fotoğraf
özelliği taşımıyordu. Fotoğraf
resmen kesilmiş, fotoğrafı çe-
kenin eseri iğfal edilmiş, fotoğ-
raftaki diğer kişilerse adamdan
sayılmamışlardı.
Söz konusu fotoğraf, ve-
riliş biçimi açısından Yalçın
Akdoğan tarafından sert bir
şekilde eleştirildi. Bu eleştirinin
üzerine fotoğrafı yayınlayan
Bugün gazetesinin genel yayın
yönetmeni koltuğundaki Er-
han Başyurt, “Biz bir baba-kız
görüntüsü yayınladık, ona
yorduk” şeklinde yayınlarını
savunurken, sanırım fotoğrafı
yayınladıkları an hiç böyle bir
tepkiyle karşılaşmayacaklarını
ve gerçekten de “Ay! Nasıl da
baba-kız gibi duruyorlar!” diye
asla düşünmediklerini izah ede-
mezdi sanırım. Zira Başyurt, sırf
söz konusu fotoğrafı savunmak
için Bugün TV’de bir program
dahi tertipletti. Madem baba-kız
görüntüsü yayınlıyorsunuz,
niçin bu kadar abartıyorsunuz
savunmayı?
Sayın Başyurt! Fotoğraf
kesmek, asla yeni bir fotoğraf
çekmek değildir. Bu teknik
bilgiye haiz değilseniz siz, böyle
bir andavallığa imza atarak eser
katletmeye yeltendiyse fotoğ-
rafçılarınız ve tasarımcılarınız
derhal istifa etmeli, benden
söylemesi…
Fotoğrafkesmek,
yeni fotoğraf çekmek değildir
BAŞBAKAN
RecepTayyipErdoğan, yerel seçimegidilenşugünler-
departisininbelediyebaşkanadaylarını büyük toplantılarlaaçıklıyor.
Yaklaşık iki yıldır konuşulanbelediyebaşkanlığınaadaygösterilecek
bakanların isimleri debir sürprizyapılmaksızınaynı şekildeaçıklandı.
MUHSİN
Yazıcıoğlu’nun
şehadetininüzerinden4
yıl geçti.Onungibi önem-
li bir liderindâr-ı bekâya
göçü, bütünülkeyiyasa
boğarkenözelliklebera-
berceaynıyollarıyürüdü-
ğüinsanlarakedergetirdi.
Sayın Başyurt! Fotoğraf kesmek, asla yeni bir fotoğraf çekmek değildir. Bu teknik bilgiye haiz değilseniz siz, böyle bir andavallığa
imza atarak eser katletmeye yeltendiyse fotoğrafçılarınız ve tasarımcılarınız derhal istifa etmeli, benden söylemesi…
Neyin
peşindesiniz?