108
aralık
2013
Garabet
Medya
>> Aslında onun da suçu yoktu. Sadece
biraz muhabirliğini öne çıkaracak, güzide
ve cingöz bir gazeteci olmak istiyordu.
Bavuldan hiç anlamaz, şifreli çantaların
şifrelerine de gıcık olurdu. Tabiî bazı abileri
gibi “akademisyen” kimliği de yoktu. Onlar
gibi hava atacak türden bir referansa sahip
değildi. Öyleyse belge yakalamalıydı. Hem
de önemli, “gizli” denilen belgeleri…
Ne yapabilirim?” diye kendi kendine
sorarken, bir gün tamda ideallerine ka-
vuşabileceği bir yayınla karşılaştı. “Sen
haberleri patlat, gerisini bize bırak” dediler;
haberleri patlattı, gerisini bunu diyenlere
bıraktı sonra…
Artık Başbakan’a “Yüreğiniz varsa” çeke-
biliyor, “Teröristçe yazmaya devam ede-
ceğim” deme kudretini, her cerihâmında
hissedebiliyordu. Nasıl olsa kendisine
verilen bavullar da şifreli değildi. Bavulun
namusuyla uğraşmak başa belaydı. Nesi-
ni, nedenini niçin araştırıp soracaktı ki?..
Bavulcuları neden soracaktı ki?..
Hiç MalcolmX de okumamıştı belli.
İster mermi kullansın, ister oy pusulası; in-
san iyi nişan almalı, kulayı değil, kuklacıyı
vurmalı” diyordu X. Yoksa X bir şifre miydi?
Okumaya veya sorgulamaya gerek yoktu.
Bırakın kuklacıya nişan almayı, kuklaların
belirttikleri hedeflere yöneltiyordu nam-
lusunu…
Bir de baktık ki bir haber daha patlatmış.
Bir zamanlar iki kurumun imhasından
bahseden planı, iki kurumdan birini çıkar-
tarak vermiş bu kez de. Şaştık… Manşetler
ne de çok birbirine benziyor ve hesap
sormanın dili ne de ağır…
Heyt be!” diyor, “Kimse haberimi inkâr
etmedi.” Demek ki haber doğru, işte bir
gazetecilik başarısı daha, yuppi!..
Bir saniye! Bu belgenin dışarı çıkmasının
tek yolu var. Evet, evet… Bu belgenin dışarı
çıkmasının tek yolu var. Yok, bu cümle böy-
le kurulmaz. Düpedüz “İhanet var, ihanet
var!”…
Ama olur mu, ne ihaneti? Başka bir
gazete daha önce aynı haberi yapmış. O
gazeteye yüklenilmedi de bunlara neden
yüklenildi? Hadi bakalım, ateistler bunu da
açıklasın…
O gazete, haberi doğrudan Kurul’un
yaptığı açıklamadanmı aldı? Kurul ilanı
mı yani o? Sızdırma değil yani, öyle mi? Ah
oğlum be! Bir “taraf”ın kurusun e mi?! Ola-
ğan ilan ile gizli belge sızdırma arasındaki
farkı da mı göremedin? Bavula çocuk kilidi
mi koymuşlar? Çocuk kadar aklın yokmuş
be oğlum!..
GARABET
MEDYA
Nasihat
P
İDE
lokantasındaki garson
arkadaş, biraz sonra ilgiyle
yanıma geldi. Hani “Ne var?!”
cinsinden bir sırıtmayla yüzüne
baktım. “Gazetecilik de zor iş,
değil mi abi?” dedi. “Yok ya!..”
dedim, “Baransu bile yapıyor…”
O kim?” dedi, ben de “İşte şimdi
günahtan uzak kaldın” dedim…
Heyt be!” diyor, “Kimse haberimi inkâr etmedi.” Demek ki haber doğru, işte bir gazetecilik
başarısı daha, yuppi!..