99
aralık
2013
Muhammed İkbal Bakırcı
yunu bahçeye dökmüşler. Taşı da bir kena-
ra atmışlar. Taş yere düşmüş, Asiye ninem
taşla beraber bahçeye... Kıymetli kardeşim!
Bu tip adamlar ev yapmayı veya taş taş üs-
tüne koymayı bilmez. Bilakis girdikleri her
yerde taş taş üstünde koymazlar. Bu adam-
lar medeniyetin taş duvarlarla nasıl örül-
düğünü anlamaz, İbrahim’in (a.s) dizdiği
taşlarla peynir için kullanılan taş arasında
nasıl bir bağ var hissedemezler. Öyle ya, o
gelenler de hissedememiş ve evden sadece
peyniri alıp götürmüşler.
O gün köyümüzdeki tüm evler boşal-
tılmış. Evi boşaltılan, başına yıkılan Asiye
ninem, gelin olarak başka bir köye çıkıp git-
miş. Lakin peynir bidonundan çıkarılıp bir
kenara atılan o taş hiç aklından çıkmamış.
Yüzyılların emanetiymiş çünkü. Ve evin
parçasıymış. Yerin yurdun sembolü, asale-
tin minberi, nesillerin hatırasıymış. O taşın
medeniyetle bir alakası varmış kıymetli kar-
deşim!
Aradan yıllar geçmiş ve yine birkaç adam
bizim köye keşfe gelmiş. Mavi çiçekli ley-
lak ağacının dibinde taşı görünce yanlarına
alıp şeklini düzeltmesi için bir taş ustasına
yollamışlar. Sonra Asiye ninemin küçük ge-
lini Memnune ninemi bulup şeklini düzelt-
tikleri o taşı geri vermişler. Ne yazık ki söz
konusu taş, bu yeni haliyle peynir bidonuna
uymuyormuş. Bidona uygun olmadığı için
peynir yapımında artık o taş bir işe yara-
mazmış. Ninem de evin bir köşesine koyup
Dönüşümü
yaşayantop-
lumiçerisindegençlik, kör-
lüğünekörkalıp, bitkisel bir
hayatınfotosenteziniyapı-
yorolmayadevametmekte-
dir.Apolitize-depolitizekısır
döngüsündedipsizkuyulara
düşengençlik, zihinevre-
ninde ise ihtiyarlamıştır.
İçindeolduğuiklimekarşı
seraetkisiyaratacakçarşaf-
larınaltındakorkuları içrebir
ömürsürmegayesindedir.
Bunalımagirmiş, birbuna-
lımı kanıksamışveonunla
özdeşleşmiştir. “Negeldiyse
başımızasiyasettengeldi. Si-
yaset, aslayapılmayacakbir
iştir.Uzakdurondan!”mot-
tosu, gençliği dünyayakarşı
kör, sağırvedilsizbırakmış-
tır. Sanal dünyasındasayısal
birkrallıkkuran, iki boyutlu
düzbirdünyadamücahitlik
yapmayaçalışansiberalem
gençliği, gerçekhayatında
geçmişindengelensaplantı
vekorkularıylayokolmanın
eşiğindedir.Komploteori-
leri ilesiyasetkurumlarına
atfedilen“derinlik” imajını
daeklediğimizde, gençliğin
fikirsizliğinivesiyasetedu-
yarsızlığını daha iyi analiz
etmişolacağız.
AN”DABİRTAŞINHİKÂYESİ
Taşı olmayanın naaşı bile gönlünce kaldırılmıyor bizim medeniyetimizde. Taşımız ve toprağımıza sahip çıkma adına,
gençliğimizin duyarsızlığına çözüm üretecek bir dönemi sabırsızlıkla bekliyoruz… Sonra Akif bir söz söyleyince birlikte
anlayacağız genç kardeşim! Önce biz anlayacağız, sonra dünya bizi anlayacak...