98
aralık
2013
Toplum
haber
ajanda
>>
Nihayet aradığı taşı mavi çiçekli leylak
ağaçları ile çevrili bahçenin duvarında bul-
muş. Safiye ninem, evin bir eşyası gibi, bu
taşı yıllarca kullanmış. Vefat ettikten sonra
da gelini bu taşı kullanmaya başlamış. O da
küçük gelini Zehra’ya bırakmış. Zehra ni-
Aradan
yıllar geçmiş ve
yine birkaç adambizim
köye keşfe gelmiş. Mavi
çiçekli leylak ağacının
dibinde taşı görünceyan-
larına alıp şeklini düzelt-
mesi içinbir taş ustasına
yollamışlar. SonraAsiye
ninemin küçük gelini
Memnuneninemi bulup
şeklini düzelttikleri o taşı
geri vermişler. Neyazık
ki söz konusu taş, buyeni
haliyle peynir bidonuna
uymuyormuş. Bidonauy-
gunolmadığı içinpeynir
yapımında artık o taş bir
işeyaramazmış. Ninemde
evinbir köşesine koyup
saklamış. Hâlâ bugün, o
binlerceyılınemaneti,
hiçbir işeyaramadanöy-
lece duruyor. Ne zamandır
peynirlerimizmarket pey-
niri kardeşlerim! Bozul-
masındiye soğuk raflarda
saklananpeynirler giriyor
evlerimize. Oysa binlerce
yılınemaneti bir taşımız
var ve şekli ile oynandığı
içinbiz kendi peynirimizi
yapamıyoruz. Şimdi bize,
peynir bidonunauygun
bir taş lazım...
FİKİRSİZLİKVE KABİR-“İST
MEDENİYET ŞARKILARI/ MAVİ ŞEHİR
B
İNLERCE
yıllık emanet bir taşın hazin hikayesi bu… Çokça zaman
önce Safiye adında bir ninemvarmış. Peynir yapacakmış. Hazırlığı-
nı yapıp peyniri tuzlu suya koymuş. Mavi çiçekli leylak ağaçlarıyla
çevrilmiş bahçeye çıkmış ve peyniri koyduğu bidona uygun bir taş
aramış. Bu taş o kadar özellikliymiş ki kullanılmadığında peynir,
suyu çekip bozulurmuş. Taş, bidona uygun olmak zorundaymış. Taşı günlerce
aramış.
nem de ömrü boyunca peynir için bu taşı
kullanmış. Ve bir gün o da kızı Esma’ya
emanet etmiş. Yıllar boyunca bu taş elden
ele, aynı amaç uğruna kullanılarak Asiye ni-
neme kadar ulaşmış.
Daha sonra sararmış bir gecede birkaç
kötü kalpli adam köyümüze gelip, evleri
boşaltıp arama yapmışlar. Ne aradıkları-
nı dahi bilmeyen bu adamlar, dedemlerin
evinde Asiye ninemin peynir bidonunu
görünce içindeki taşı çıkarıp peynirin su-