Page 95 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

93
aralık
2012
bizzat göstermiştir. Efendimiz sözle beraber
jest ve mimiklerini kullanmış ve el ile işaret-
lerde bulunmuştur. Gerekli durumlarda bir
nesneyi bizzat eline almış, eliyle kaldırmış
ve göstererek arkasından söyleyeceği hususu
söylemiştir. Bazen konunun özelliğine göre
latife ve şaka yoluyla öğretmeyi tercih etmiş-
tir. Muhatabının sorusuna -onun ihtiyacına
binaen sorduğundan- daha fazlasıyla cevap
vermiş, konuyu başka bir suale veya yanlış
anlamaya mahal vermeden cevaplamıştır.
Muhatabını -güzel bir hikmete binaen-
sorduğu sorudan daha önemli bir hususa
yönlendirdiği de olmuştur. Benzer konuları
da açıklayarak konunun daha iyi anlaşıl-
masını sağlamıştır. Ayrıca yine muhatabını
diğer bir konuya yönlendirerek başka bir
hikmeti öğrenmesini de sağlamıştır. Bazen
soru soranın sorduğu soruyu tekrarlaması-
nı istemiştir. Bu şekilde soruyu soranın ve
bu soruyu dinleyen dinleyicilerin dikkati-
ni sorunun üzerine iyice yoğunlaştırmıştır.
Muhatabının -intibaha sevk etmek için,
omzundan veya elinden tutmuştur. Sorunun
cevabının muhatabı utandırma ihtimali olan
hususlarda üstü kapalı olarak kinaye yoluyla
ve işaret ederek yetinmiştir. Bazen de soru-
nun cevabının muhatabı utandırma ihtimali
olan hususlarda önce nazik bir hazırlık süreci
hazırlamış ve soruyu öyle cevaplandırmıştır.
Söyleyeceği hususun hafızalarda daha iyi
yer etmesi veya ezberlenmesi için, sözü kısa
ve öz bir şekilde ifade etmiş, daha sonra ise
ayrıntılarına geçmiştir. Muhatabın aldığı
cevabı tekrar etmesini istemiştir. Böylece ce-
vap, soruyu soran kişice ve diğer dinleyenler-
ce daha iyi anlaşılacaktır. Konunun önemini,
oturuşunu ve duruşunu değiştirerek ve sözü
tekrar ederek göstermiştir. Bazen cevabı
geciktirerek, muhatabın sorusunu tekrar et-
mesini sağlayarak onu uyarmıştır. Cevabın
birkaç madde ile verileceği durumlarda,önce
cevabın kaç maddeden oluştuğunu bildir-
mek için sayıyı söylemiş, daha sonra saymış-
tır. Bildiği bir husustan dolayı kişiyi imtihan
etmiştir ki bununla doğru cevap vereceği için
kişiyi sena etmek, övmek istemiştir. Ayrıca
bu şekilde bu gerçeği bilmeyenlerin öğren-
meleri veya anlamaları da sağlanmıştır. Bazı
konuları yeminle tekit etmiş, perçinlemiştir.
Ayrıca öğretilen hususun önemine binaen,
sözü üç kere tekrar ettiği olmuştur. Kıssa ve
geçmiş ümmetlere ve insanlara dair haber-
lerle yaşanmış örnekler vermiştir.
Görüldüğü gibi Efendimiz her konuda
bizlere söyledikleri, yaptıkları ve yaşamı ile
güzel örnek olmuştur.
Efendimiz’in (s.a.v.) hayatı incelendiğinde
diğer vasıflarının yanında “örnek” bir eği-
timci olduğu da ortaya çıkmaktadır. Yaşamı
bize rehber olan Peygamberimiz’in eğitim
metotları ve uyguladığı teknikler, aslında
birçok eğitimciye de ışık tutacak niteliktedir.
Peygamber Efendimiz’in uygulamış olduğu
eğitim tekniklerine şöyle bir göz atalım.
Efendimiz söylediği hakikatleri bizzat
yaşayarak hayatıyla göstermiştir. Hem ya-
şayarak, hem yaparak söylemiş olduğunu
önce kendisi uygulamış, nasıl yapılacağını
göstermiştir. Dinî yükümlülükleri tedrici
(
yavaş yavaş, basamak basamak) bir sistemle
öğretmiştir. Dinin emir ve yasaklarını, nefse
ağır gelmemesi için adım adım uygulatmış,
bir sonraki adıma hazırlamıştır. Öğretmede
orta yolda durmaya ve insanları bıktırmak-
tan uzak durmaya riayet etmiştir. Öğrenen-
ler arasındaki kişisel farklılıkları göz önünde
bulundurmuş, muhataplarına soru yönelt-
miş, böylece onların zekâ ve bilgi seviyele-
rini ölçmüştür. Anlatım biçimi ve seviyesini
karşıdaki kişilere göre belirlemiş, kişilere
göre iletişim kurmuştur. Karşılıklı konuşma
ve soru-cevap şeklini kullanmıştır. Soru ve
cevaplar ile konunun daha iyi kavranmasını
sağlamıştır. Yanlış düşünceyi söküp atmak
ve gerçek/doğru bilgiyi net bir şekilde mu-
hatabın kafasına yerleştirmek için aklî ölçü-
leri kullanmıştır.
Mukayese ve örneklendirme metodunu
kullanmış, benzetme için halk arasında yay-
gın olarak kullanılan örnekleri kullanmıştır.
Konuyu, muhatabının bildiği bir başka nes-
ne ya da olaya benzetim yoluyla örneklen-
direrek anlatmıştır. Anlattığı hususu, elinde
herhangi bir şey ile yere ve toprağa çizerek