Page 90 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

88
aralık
2012
Toplum
haber
ajanda
>> İbni Haldun, sosyolojinin ortaya çıkı-
şından asırlar önce cemiyet ile ilgili “Ûmran”
ismini verdiği bir ilim dalı geliştirmeye ça-
lışmış, ancak muasırları bunu devam ettire-
medikleri için girişimi sonuçsuz kalmıştır.
İbni Haldun’un oluşturmaya çalıştığı
Ûmran’ın konusu, tek bir insan değil, bilakis
insanlardan müteşekkil olmasına rağmen,
tamamen kendine has özellikleri olan cemi-
yettir. “Cemiyet”in fertlerden bağımsız, ayrı
bir varlık kategorisi olduğu, tabiatın tâbi ol-
duğu yasalar gibi cemiyetin de kendine has
yasaları bulunduğu fikri ilk defa İbni Hal-
dun tarafından dile getirilmiştir.
Biz bu kısa yazımızda, İbni Haldun’un
başlı başına bir ilim dalı niteliğindeki
Ûmran” düşüncesinde değil, sadece yine
onun terimleştirdiği “siyaset ve asabiye”üze-
rinde duracağız.
İbni Haldun’a göre hem bedevi (göçebe),
hem de hadari (yerleşik) toplumlarda zo-
runlu olarak “mülk” ortaya çıkar. Ortaya çı-
kan bu mülkün korunması ve idare edilmesi
siyaset eliyle olur. Siyaset ise tek kişilik bir iş
değildir. Çünkü siyaset, en genel anlamı ile
cemiyetin ıslahını öngören bir aksiyondur.
Cemiyetin ıslahı ise bir kişi tarafından ger-
çekleştirilemeyeceğinden, sultan (yeni dilde
İ
BNİHALDUN,
hiç şüphesiz onüçüncü asrın envelud zihinle-
rindenbiridir. Her ne kadar uzun süre orijinalitesi fark edileme-
miş ise de özellikle sosyolojinin tarih sahnesine çıkmaya başla-
dığı dönemde adeta yeniden keşfedilmiştir.
başkan) tek başına siyaset yapamaz. Bu yüz-
den İbni Haldun’un “asabiye” diye isimlen-
dirdiği, muhtelif sebeplerle de olsa bir araya
gelmiş fertlerden müteşekkil,ayrı bir içtimai
varlık ortaya çıkar.
Bu varlık, başkanın yönlendirilmesi de
dahil olmak üzere reel siyasetin şekillen-
mesinde önemli bir fonksiyon icra etmeye
başlar. Bunun sebebi, “cemiyet” diye isim-
lendirilen varlık kategorisinin yine kendi
cinsinden olan asabiyenin kolayca etkisinde
kalabilmesindendir. Bu hal, siyasetin en az
lider kadar önemli bir unsurunun da (hatta
zaman zaman ondan daha önemli hale ge-
len) asabiye olduğunu gösterir.
Asabiye, birbirine bağlı unsurlardan mü-
teşekkil, içtimai manada belli bir amaca
yönelmiş organik bir varlıktır. İbni Haldun
asabiyeyi siyaset-ahlak ilişkisi bakımından
önemser. Ona göre, tek başına sultanın ah-
laki kurallara riayet etmesi yetmez.Asabiye-
nin de ahlak kurallarına uyması zorunludur.
Çünkü bir cemiyette asabiye ahlak ilkelerini
terk ettiği zaman siyaset bozulur. Bu duru-
mun tipik örneklerini yakın siyasi tarihi-
mizde görmek mümkündür. Birçok parti-
Belediyeyönetimi
veasabiye