Page 86 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

84
aralık
2012
sembolü durumunda olan bu cami, 1988-
2004
yılları arasında inşa edilmiş. Selçuk-
lularda kullanılan sekizgen köşeler üzerine
oturtulmuş, Türk otağ çadır ile çağdaş mi-
mariyi sentezleyen bir kubbe ve kolonu ol-
mayan enteresan bir yapı. Kubbesinin yük-
sekliği 31, minare yüksekliği ise 58 metre.
Caminin içi çok ferah ve beş bin kişi ala-
cak kapasitede. Yerden ısıtmalı sistemle ısı-
nan caminin konferans salonu, kütüphanesi
ve iki banyosu var.
Karadeniz’de batan
Alman(!) gemisi
İkindi namazından sonra,cami altında çay
ocağı işleten aslen Rizeli olan (belediyeden
emekli) Eyüp Bey’le kısa bir sohbet fırsatım
oluyor. Eyüp Bey, caminin yerinin önceden
pazar yeri olduğunu söylüyor. Caminin he-
men yanına öğretmen evi yapılmasına ka-
rar verildiğini, fakat halk buna karşı çıktığı
için öğretmen evinin merkezden uzak olan
bugünkü yerine yapıldığını anlatıyor. Ben
konuyu değiştirerek, “Akçakoca’nın geçim
kaynağı nedir?” diye soruyorum. “Fındık-
tır” diyor ve devam ediyor: “Buranın fındı-
ğı Ordu,Giresun ve Trabzon fındığına ben-
zemez, biraz küçük olur, fakat çok lezizdir.”
Ardından, dükkânıyla belediye arasında-
ki sorunlarını sıralamaya başlıyor. Başkan-
dan pek hazzetmediği anlaşılıyor. Yerleşim
yerlerinin sahile doğru yoğunlaştığını, yuka-
rı tepelere doğru köylerin olduğunu söylü-
yor. Sözü Öğretmen Evi’ne getiriyor ve ora-
da Alman kampı olduğundan bahsediyor.
1945
yılında, bir Alman gemisi batmış ve
ölen insanlar kıyıya vurmuş. Almanlar ölü-
leri için oraya gelmişler ve onların hatırasına
kamp kurmuşlar…
Eyüp Bey’in verdiği bilgilerin ne kadar
gerçek olduğu soru işaretleri taşıyordu.Ama
daha sonra bu bilgiyi farklı versiyonlarıy-
la birçok kimseden dinledim. Böyle bir olay
gerçek, fakat mahiyeti nedir? Bu konuda
tam bilgi sahibi olan kimseye rastlamadım.
Oradan tekrar Esentepeye doğru yola çı-
kıyorum, yol biraz rampa; dönüş, gidiş ka-
dar kolay olmuyor. Tenha yolun kenarla-
rında bazı eski evler, elden ayaktan düşmüş
ihtiyarlar gibi bakıyor.Kaldırımlara dikilmiş
karayemişin meyveleri kızarmaya başlamış.
Batıya doğru uzaklaşan güneş ışınları çarşı-
ya giderken yaktığı kadar yakmasa da yolun
rampa oluşu insanı terletiyor. Neyse adım
adım konakladığım yere ulaşıyorum.
Öğretmen evinin karşı kıyısında âşıklar
tepesi var. Eskiden oralarda hayvan otlatır-
larmış, ev filan yokmuş. Anlatıldığına göre
gelen yabancı turistler oraya çıkarak güne-
şin batışını seyretmeye başlamışlar. Sonra
orası romantik vakit geçirmek için müstes-
na bir mekân haline gelmiş ve gençlerin uğ-
rak yeri olmuş.
Buradan güneşin batışını seyretmek ger-
çekten unutulmaz bir deneyim. Günbatı-
mında,denizin üzerine düşen büyük bir alev
topuna benzeyen güneşin suyun üzerindeki
yansımaları muhteşem. İlerleyen dakikalar-
da, ufuk çizgisinde denize gömülüp gidiyor.
Akçakoca’nın merkezi, caminin etrafında
kurulan küçük bir çarşıdan ibaret. Dar so-
kaklar etrafında kurulan küçük dükkânların
yanısıra, market ve bankalara da rastlayabi-
lirsiniz.
Merkez çarşının dışında, daha çok genç-
lerin uğrak yeri olan -ismiyle müsemma-
Çınar Yolu”var.Yol boyunca çınar ağaçları-
nın dizli olduğu sahile paralel caddenin bir
tarafında kafe ve barlar, denize bakan diğer
bir tarafında ise vatandaşın oturması için
banklar var.
Akçakoca sokakları
Yol yokuş ve hava sıcak... Kaldırım olma-
dığından yürümek tehlikeli olsa da, ağaçla-
rın gölgesini takip ederek yola devam edi-
yorum. Evler genelde bahçeli ve önleri
çeşitli ağaçlarla donatılmış. Yürüdüğüm yo-
lun Cumhuriyet Caddesi olduğunu tabela-
dan öğreniyorum. Yolun sağında “Cumhu-
riyet Mahallesi Muhtarlığı” yazan küçük
bir kulübeden Cumhuriyet (eski ismi Aşa-
ğı Mahalle) Mahallesi’nde olduğumu anlı-
yorum. Az ileride, yol kenarında bahçe du-
Gezi
haber
ajanda
Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’dan oluşan CHP milletvekili heyeti ilk
uçakla Malatya’ya gelirler. Oradan doğruca Sürgü’ye geçen heyet, gece saat bir civarı olay yerine varır. Ve belde meydanında toplanmış olan yaklaşık 100 kişilik kalabalığa hita-
ben Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın yaptığı barış, dostluk ve birlikte saygı içinde yaşamanın önemine vurgu yapılan bir konuşmayla kalabalığın dağılmasını sağlarlar.