Page 8 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

6
aralık
2012
Türkiye
Ajanda
Dramatize edilen
üniformasevdası
BELKİ
de beklenenoldu. 2013-2014Eğitim-ÖğretimYılı itibariyle bütünöğrencilere kıyafet
serbestisi getirildi. Her icraatta olduğugibi, bu icraat da ayrı bir tartışma konusuydu.
Sosyal adaletin olmayışından
yakınan kanadın, adaletin as-
lında sosyal bir varlık olduğunu
unutturduğu ve bu sebeple
zorlayarak adaleti sosyalleştir-
diği zamanların Türkiye’sinden
başka bir Türkiye’ye geçiş bu
kadar mı zor olmalıydı?
Sosyalist politikanın en ciddi
enstrümanlarından olan üni-
forma, herkesin birbiriyle eşit
olduğuna işaret ederken, adalet
mefhumunu bilip bilmeden
cemiyetin üzerinden uzaklaş-
tırmıştı. Görüntü herkesi eşitliğe
sokma çabasında fakat çuval
kalıba dar gelince patlaklar
oluşmaktaydı.
Önlük, üniforma ve her ne ise,
serbest kıyafet isteyenlere karşı
Ama biri güzel elbiseler giyer-
ken, öbürü yırtık elbiseylemi
gelsin?” dramasında başrolü can-
landırdı. Önlük de, üniforma da
giymiş kimseler olarak önlüğün
yakasızını, yırtığını, düğmesizini,
çekmişini, rengi atmışını ve ille
de yeni sezona girerken bir met-
relik kumaştan gömleğin fiyatı
dama kadar kabartılmışını giy-
dik ve tabiî üniformanın da en
artistiğini… Hangisinin ayağına
baksan patlak olan pabuçlarla
teneffüste koşturan arkadaşlarla
bir aradaydık. “Alan var, alama-
yan vardı” muhakkak. Üç önlüğü
olan da vardı, sabahçı-öğlenci
ayrımından faydalanıp kardeşi-
ninkini giyen de.
Şimdi birileri “O çocuklar her
yanını açacak” diyor. Emsali
sen olursan, o çocuk ne yapsın?!
Eteklerinin bellerini kıvırır,
gömleklerin yakalarını açarlar-
mış annelerinin kızmalarına
rağmen. Bu sözeyse yorumum
bende kalsın. Kazakların en
güzelini, hırkanın en afilisini
kuşanırlarmış ve hemde ayak-
kabının en topuklusunu. İşte
bunları yapan sosyal sakız ada-
letçileri, şimdi millete rehberlik
etme derdinde.
Tamam, yıllardır “Asker mil-
letiz” dedik durduk kendimize
de bu kadar askerî nizama hay-
ranlık duyulduğunu bilmezdim.
Rahmetli Şenol Ağabey, kendisi
bir subay olmasına rağmen, “Ne
askeri efendim! Biraz sivil olun”
derdi. “Emekli olduğumda ‘sivil
hayata alışmakta zorlanır mı-
yım?’ diye kendime sormuştum.
Ama hiç zorlanmadımki bizim
millet askerden daha asker”
demişti bana.
Çocukların üzerinden çakallık
filminin adalet dramasını kaldı-
rın. Çocuklara “iyi insan olma”
hasletlerini öğretin. İsmail Yiğit
Ağabey’in deyişiyle “insanlar
zaten hiçbir zaman serbest giyi-
nemedi, onları kalıplara sokan
bir ‘moda’ hep vardı”. Modanın
kalıplarından kaçan, bilginin
doruklarında erdemli insan
olma sevdasına düşen çocuklar
yetiştirme dileğiyle…
Üniter devlet yapısının tehli-
kede olduğunu, vergi yükünün
artacağını, mahallî yapılan-
manın bozulduğunu, yerel
hizmetlerin gecikeceğini, bü-
rokratik engellerin çoğalacağını
belirtenmuhalefetin tepkileri
göz ardı edilmeyerek özellikle
yeni büyükşehirlere vergiler
konusunda ve mahallî yapı-
lanmayı destekleyici tedbirler
alan hükümet, federe devlet
iddiası karşısında ne yapsa
boş!.. “Başkanlık sistemine geçiş
sürecinde, ülke federe devlete
hazırlanıyor” iddiası daha ileri-
de fazlaca konuşulacak.
Kanuna göre Aydın, Balıkesir,
Bu illerin bucak teşkilatları da
kaldırılacak ve bu illerdeki il
özel idarelerinin tüzel kişiliği
ile İstanbul ve Kocaeli’ndeki
orman köyleri de dâhil köylerin
tüzel kişiliği sona erecek.
Denizli, Hatay, Malatya, Manisa,
Kahramanmaraş, Mardin, Muğ-
la, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa
ve Van büyükşehir belediyesi
olacak. Adana, Ankara, Antalya,
Bursa, Diyarbakır, Eskişehir,
Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kay-
seri, Konya, Mersin, Sakarya ve
Samsun büyükşehir belediye-
lerinin sınırları da il mülki sınır-
ları olacak. Yani bu illere bağlı
ilçelerinmülki sınırları içindeki
köy ve belde belediyelerinin
tüzel kişiliği sona erecek, köyler
mahalle olacak, belediyeler
ise belde ismiyle “tek” mahal-
le olarak bağlı bulundukları
ilçenin belediyesine katılacak.
YAKLAŞIK
bir yıldır konuşulan yeni büyükşehir
yasa tasarısı Meclis’ten ve ardından da Köşk’ten
geçti.
13
yeni
büyükşehir