Page 79 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

77
aralık
2012
Sabri Öğe
Fotoğraflar:
Sabri Öğe
>> Mesaimizi verimli kılan en
önemli unsur ise, bizleri misafir
eden Fethullah Gülen Hocaefendi
Cemaati’nin Uganda’daki teşkila-
tının hazırlamış olduğu harikulade
program ve mükemmel organizas-
yondu. O ülkenin zor şartlarına
rağmen, son derece incelikle dü-
şünülmüş bir program tam bir ba-
şarıyla uygulandı. Bu genç insanlar
hakikaten çok iyi yetiştirilmişler ve
motive olmuşlar. Kendi misyonla-
rını adamakıllı özümsemişler, bir
ibadet ruhuyla sadece işlerine ba-
kıyorlar. Dedikoduyla, ona buna
cevap yetiştirmeyle filan asla ilgileri
bulunmuyor. Her saniye biraz daha
ileriye gitmenin çabasındalar.
Bu insanların halleri, bende bazı
çağrışımlara sebep oldu. Küçüklük-
ten beri okuduğum bazı kitaplarda
Türk az söyler, çok yapar” şeklinde
bir övünme olurdu da ben mevcut
durumun bunun tam aksi olduğu-
nu gördükçe zihnimde bir bulantı,
ruhumda mutsuz bir karmaşa his-
sederdim. Mesela bir futbol müsa-
bakası öncesi “Şöyle ezeceğiz, böyle
yeneceğiz…” gibi bir sürü efelen-
melerin arkasından bir bozgun
gelir, bu defa da “Ezilmedik” diye-
rek mağlubiyeti zafer ilan ederdik.
Şayet kazara bir beraberlik olursa,
o zaman zafer çığlıkları arşa ulaşır,
kalecimiz kalesinde mutlaka dev-
leşmiş olurdu. Bundan 50 yıl kadar
önce Berlin’deki bir maçta Almanya
ile 0–0 berabere kalan Milli Takı-
mımızın kalecisi Turgay Şeren, hâlâ
muhafaza etmekte olduğu “Berlin
Panteri” namını o maçta kazan-
mıştı. Yine o tarihlerde Beşiktaş,
Real Madrid’e 2–0 yenilmişti de o
zafer”in kahramanı olan kaleci Va-
rol Ürkmez yılın sporcusu unvanını
almıştı.
Amerika’da vaktiyle bazı prog-
ramlara davet edildiğimizde, orada
kusursuz işleyen organizasyonları
görünce “Bizde neden böyle olmu-
yor?” diye düşünerek çok üzülür-
düm. Aslında değişen fazla bir şey
yok. Daha geçenlerde, iki ay önce
ailemle birlikte askerdeki oğlumun
yemin törenine gitmiştim. Yapıla-
cak olan şey, nihayet bir iki rap rap,
KE VAR UZAKTA! BİZİ BEKLİYOR...
C
ENAB-I
Hakk’ın lütfuyla, bir grupla beraber,
Uganda’ya bir haftalık verimli bir seyahat na-
sip oldu. THY, İstanbul’dan Uganda’nın Entebe
Havaalanı’na direkt uçuyor. Bu ülke hakkında
daha evveldenmalumatımolmuş olsa da bi-
zatihi ülkenin içine girerek görmek çok daha
farklı bir tecrübe oldu. On kişilik arkadaş grubunun seçkin
şahsiyetlerdenmüteşekkil olması da bir başka şansımızdı.
arkasından bir nutuk ve birkaç şiir
vs... Önceden birkaç defa provası
da yapılmış güya. Aman efendim,
o koskoca subaylar, astsubaylar bir
o yana, bir bu yana telaşla koşuşu-
yorlar ama ortada bir şey yok. Biz
misafirleri bir geriye, daha sonra
bir ileriye sürüyorlar. Nihayet Ko-
mutan geliyor ve özenle hazırladı-
ğı “Atatürk’ün izindeki kahraman
ordumuzun disiplininden, karar-
lılığından” ibaret övünme nutku-
nu misafir ailelerin “Yahu, insan
önceden birkaç defa okur da gelir”
mırıldanmaları altında kıraat edi-
yor. Neyse bu, bahs-i diğer. Yani
demem o ki, özlediğimiz vatandaş
tipi orada, “Cemaat”te... Onlara
saldırıp duranlar keşke onlardan bir
şeyler öğrenebilseler, daha hayırlı
bir iş yapmış olurlar.
Uganda: Kara kıtanın
en karası
Konumuz Uganda idi, nerelere
geldik?! Ekvatorun tam üstünde,
Türkiye ile aynı boylamda, genişli-
ği Türkiye’nin üçte biri, nüfusu ise
yarısı kadar olan Uganda hariku-
lade bir tabiî güzelliğe ve pek hoş
bir iklime sahip. Ekvator üzerinde
olmasına rağmen, 1700 metre olan
rakımı sebebiyle 12 ay boyunca
Türkiyemiz’in güneyinin baharına
muadil bir sıcaklığa ve orta derece-
de bir rutubete sahip.Kaliteli toprak
üzerine bol ve dengeli yağmur aldı-
ğı için ülkede yeşil adeta kudurmuş.
Binaların ve yolların haricinde her
taraf muz, mango ve bölgeye has
değişik dev cesamette ağaçlar, mısır
Uzaklarıyakınedensessizkahramanlar