Page 75 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

73
aralık
2012
Dr. Nurettin Alabay
yor. Çünkü beyin, verileri çok tekrar ederek
hafızada uzun tutmaktadır. abaküsle yapılan
işlemler ise asla unutulmuyor.
Bir diğer konu ise, beynin sağ ve sol ta-
raflarının farklı fonksiyonlarının olmasıyla
ilgilidir. Beynin sol bölümü daha çok sayılar,
kullanılan dil,konuşulan dil,mantık işlevleri
görürken; sağ bölümü araştırma, 3 boyutlu
nesneler ve hayali şeylerin (imaginary) sak-
lanması gibi işlevler gördüğü bilim insanları
tarafından ortaya koyulmaktadır.
Abaküs eğitiminin beyin aktivitesini art-
tırarak özellikle sağ beyni geliştirdiği, sağ
beyin geliştikçe bunama riskinin azaldığı,
-
severek ve keyifle yapıldığı takdirde- ço-
cukların zihinsel gelişimine büyük katkı
sağlayacağı, hatta biraz daha fazla çalışmayı
gerektirse de yetişkinler ve daha yaşlı insan-
larda da abaküs çalışmasının beyne ait sinir
hücrelerini aktive edeceği ifade ediliyor.
Kısacası, normal şartlarda zihinden işlem
için sol beyin kullanılırken, abaküs kullanı-
cılarında ise sağ beynin kullanıldığı; normal
insanlar zihinden işlem esnasında kendi iç
sesleri ile işlemleri çözerken, abaküs kulla-
nıcılarının abaküs imajını zihinlerinde can-
landırarak işlem yaptığı ifade ediliyor.
Beynin sol bölümü bilgilerin analizini,
sağ bölümü ise bilgilerin entegrasyonunu
sağlamaktadır. İnsan bunun her ikisini bir-
likte eş zamanlı kullanmak zorundadır. Bu
fonksiyonun her ikisini eş zamanlı işletecek
şey abaküs öğrenmektir. Başka işler yapar-
ken de hesap yapma yeteneği kazanılabil-
mektedir. Çünkü şiir okuma gibi bazı işler
beynin sol bölümü ile yapılırken, hesaplama
Sol Beyin İşlevleri
Sağ Beyin İşlevleri
Matematik
Fotoğraflaştırma
Yabancı Dil
Yaratıcılık
Analiz Etme
Hayal gücü
Mantık
Görselleştirme
Ayrıntıcı
Renk
Analitik
Boyut
Nesnel
Pratikleştirme
gibi bazı işler ise beynin sağ bölümü ile ya-
pılabilecektir. Abaküs kullanarak bir çocuk
27
haneye kadar tüm aritmetik hesaplama-
ları yapabilir ve hesap makineleri gibi mo-
dern cihazlara dayanmadan, zihinden bunu
yapma becerisini kazanabilir. abaküste arit-
metik hesaplamalar yapmak için iki el bir-
likte kullanılmaktadır.Böylece eller ve beyin
arasında hızlı ve dengeli iletişim tüm beyin
gelişimini teşvik eder ve beyin hücrelerini
sürekli uyarır. Böylece bilgilerin uzun süre
hafızada kalması sağlanmış olacaktır.
Abaküsün çeşitli milletler tarafından ge-
liştirildiğine ve kullanıldığına dair değişik
bilgiler yer almaktadır. İlk önce Çinliler ta-
rafından icat edildiği bilinse bile bu konuda
aksi görüş olarak Romalılar tarafından ge-
liştirildiği ve Çinliler’in İpekyolu ticareti va-
sıtasıyla Romalılar’dan öğrendiği görüşü de
yer almaktadır.İcadınınM.Ö.2300 yıllarına
kadar uzandığı tahmin edilen abaküsün en
eski mevcut örneği Babiller’in kullandığı-
dır. Orijini, mermerden yapılan bir hesap-
lama ve oyun tablosu olan ve 1846 yılında
Salamis Adası’nda bulunan Salamis Tableti
olup, erken Babil ve Sümerler tarafından
kullanıldığı bilinmektedir. Sonraki yıllar-
da Mısırlılar, Yunanlar, İranlılar, Japonlar,
Ruslar, Kızılderililer tarafından kullanıldığı
ve orijinalinden farklılıklar arz eden deği-
şik versiyonlarının yapıldığı bilinmektedir.
Yüzyıllar boyunca ticarette de büyük önem
taşımıştır.
İcat edildiği günden bugüne kadar çağın
gereklerine uygun hale getirilerek yenilen-
miştir. Günümüzde en yaygın olarak kulla-
nılan iki model ortaya çıkmaktadır. Bunlar-
dan biri Japonlar’ın geliştirdiği ve 1/4 (üstte
1
boncuk altta 4 boncuk) olan Soroban,
diğeri ise Çinliler’in geliştirdiği 2/5 (üstte 2
boncuk altta 5 boncuk) olan Suan-Pan’dır.
Günümüzde her ikisinin de tek abaküs üze-
rinde bulunduğu bir modeller de kullanıl-
maktadır.
Abaküs, görünüşte basitliğine karşın,
toplama makineleri, elektronik hesap ma-
kineleri ve bilgisayarların geliştirilmesine
önemli katkıda bulunmuştur. Çağdaş hesap
makinelerinin ve bilgisayarların atası sayı-
lan hesaplama cihazı olan abaküste amaç,
4
ana matematiksel işlem olan toplama,
çıkarma, çarpma ve bölme yapmaktır. Aba-
küs, Latince bir kelime olup Latince’ye eski
Yunanca’daki tablet veya tablo anlamına ge-
len “abax”veya “abakon”kelimelerinden geç-
miştir. Oraya da muhtemelen Sami dilinde
kum anlamına gelen “abq” kelimesinden