Page 63 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

61
aralık
2012
okuduğunuz yazı da bu sayede sizinle buluştu.
4.
Adem Tatlı’nın Zaman gazetesinin yorum köşesinde yer alan yazısı,
internet erişimi olan herkese açıktır, dolayısıyla Adem Bey’in mezkur yazısını
dergi sayfalarına bir daha basmak hem yer işgali hem de yayın haklarını ihlal
anlamına gelirdi. Devir internet devri, çok şükür ki!
5.
Yazıda Sinan Özdemir Bey’in beni sevgili Prof. Dr. Turan Güven ağabe-
yimize yönlendirmesi de ilginç olmuş, zira Turan hocamla bu konuları yıllardır
severek tartışır, birbirimizden de bolca istifade ederiz. Zaten bu sayımızda
Turan hocamızın konuyla ilgili yorumlarını da bulabileceksiniz. Kendisi benimle
aynı fikirde değil; ki bu da gayet normal.
6.
Aslında Sayın Özdemir’in bu mektubu bir eleştiri yazısı sayılmaz; zira
içinde bol miktarda bilgiye dayanmayan kişisel zan ve adam karalama (ad
hominem) safsatası mevcut. Bunlar genel olarak mezkur yazımda belirttiğim
kalıp fikirler” ve “ön yargılar”ın bizi ne tip tepkilere sevk ettiğini de aslında
gayet güzel göstermekte.
7.
Sinan Bey’in yönelttiği eleştiriler, yazıyı aslında bir kez bile dikkatle
okumadığını gözler önüne seriyor. İnternet sayfamızdan ve elinizde varsa bir
önceki sayımızdan da takip edebileceğiniz gibi, mesela yazının hiç bir yerinde
bilimsel gerçekliği sayesinde, 150 yıl sonra bile kabul gören çalışmalar-
dır” gibi bir ifade geçmiyor. Orada “150 yıl sonra bile kendisine yer bulabilen,
en azından tartışılmaya devam eden” diye bir ifade var. Eğer Darwinizm’in bu
gün hala tartışıldığını görmezden geleceksek, o zaman tartışılacak bir şey de
kalmaz. Bunun gibi, Sayın Özdemir’in tamamen istemsiz olarak, zihnen kendi-
ni mecbur hissettiği için başvurduğunu bildiğim bu tip çarpıtmalar neticesin-
de, benim “Darwinizm karşıtı” yazımdan bir Darwin propagandası çıkartarak,
beni (maalesef) yine haklı çıkartıyor.
8.
Bir yerlerde “benim evvelden materyalist olduğum” zannına kapıldığını
gördüğüm Sinan Özdemir Bey, bu kısmı da biraz hızlı okumuş olmalı; zira
benim yazımda bu mevzu ile ilgili bölüm, “materyalist gibi düşünen ama itikat
olarak İslam inancına sahip olan” insanları anlattığım bölümdü. Yani ben hiç
bir zaman bildiğimiz anlamda materyalist olmadım; ama birçoğumuzun içinde
bulunduğu “materyalist bakışla İslam’ı yaşama” çelişkisinden geçmişliğim
oldu. Tek farkım, bunu fark edebilecek bir yaşam çizgisinin nasip olmasıdır (bu
arada, “bildiğimiz anlamda materyalizm” dedim ama onu bile bildiğimizden
şüpheliyim).
9.
Sinan Özdemir Bey’den gelen yazıdaki genel bir mantık hatası aslında
şöyle özetlenebilir: Sinan Bey, benim “Müslümanlara” dair yazdığım her şeyi
İslam”a mal etmiş. Hem de ben defaatle bunun İslam’ın değil, Müslümanların
hatası olduğunu dile getirmeme rağmen. İşte, bahsettiğim refleks aslında
en yalın haliyle böyle bir şeydir. Bana İslam’ı anlatmak için oldukça kıymetli
vaktini cömertçe harcayan sevgili okurumuzun, bahsettiği bilgilerin aynısının
bende de mevcut olmasına şaşıracağını sanmıyorum. Çünkü onun gözünde
ben zaten yoldan çoktan çıkmışım; bilsem ne, bilmesem ne!
10.
Bilimsel bir konuda bile uzmanlık isteyen bir arkadaşımızın hem bilimsel
hem de ilahiyata dair konulardaki bu kendine güveni ve cüreti, sanırım sadece
bana garip gelmiyordur!
11.
Gerçekten de, Sinan Bey’in dediği gibi bu konular 1400 yıl önceden ni-
hai olarak çözülmüştür; ama günümüz Müslümanları bu çözümler üzerine kafa
yoramayacak kadar meşgul gibi gözüküyorlar; benim de derdim aslında budur.
12.
Mektupta “laf mı bu şimdi” denen kısma dikkat ettiniz mi? Sayın
Özdemir’e İslam dünyasında canlıların nasıl meydana geldiği, nasıl yaratıldığı
ve elimizdeki bilimsel kanıtların İslami açıdan nasıl yorumlanabileceğine dair,
son 100-150 yıla ait bir adet orijinal çalışmayı kaynak olarak göstermesini is-
tesem, çok merak ediyorum, acaba ne olacak? Eğer böyle bir kaynak tarafıma
ulaştırılırsa, öncelikle bütün İslam aleminden özür dileyecek ve sizlerle yine
bu sayfalarda paylaşacağım. Fakat yıllardır bu konularla uğraşan bir biyolog
ve fizyolog olarak, maalesef, böyle kapsamlı bir çalışmamız bulunmadığını bi-
liyorum. Darwin’den beri tek yaptığımız, yine maalesef, Darwinizm’in modern
yorumlarına reddiyeler yazmaktan ibaret...
13.
Eşref-i mahlukat payesinin insana bedeni yüzünden verilmediğini
ben de evvelki yazımda aynen yazmama rağmen, Sinan Bey sanırım burayı
da dikkatli okuyacak zamanı bulamamış ki, bana uzun uzun aynı meseleyi
anlatmak için onca vaktini ziyan etmiş...
14.
Yazının son paragrafında “İslam ile henüz yüzleşmediğim, iman
ve itikad ile ilgili en basit ve dine giriş kapısı olma yönüyle de en önemli
konularından bile çok habersiz olduğum” için üzüntülerini dile getiren sevgili
okurumuzdan dua beklediğimi belirtir, İslam’ın yorumları ile itikadi mesele-
leri bu kadar kolayca birbirine karıştırmaması için de kendisine yeni zihinsel
açılımlar dilerim.
15.
Son olarak, Sinan Bey “ben dergiden ilişiğimi kesene kadar aboneliğini
iptal edeceğini” belirtmiş. Kendi bileceği bir şeydir, saygı duyarım. Benim
Haber Ajanda ile ilişkimi kesmeye niyetim yok. Ama Sinan Özdemir Bey
Kasım ayı itibariyle- 1.5 yıldır –telefonla hatırlatılmasına, cep telefonuna iki
defa mesaj çekilmesine rağmen- hala ödemesini yapmadığı aboneliği istediği
zaman bırakabilir elbette. Bize de saygı duymak ve daha sonra bir şekilde
helalleşmek
düşer herhalde...
***
Sorunumuzçokbüyük,acilveciddi!
Sinan Bey’in mektubunu, kanaatimce artık oldukça marjinalleşmiş bir
tepki biçiminin temsilcisi olduğunu düşünerek sizlerle paylaştım. İki adım geri
atıp mektubu düşündüğünüzde, farklı bir düşünceye karşı gösterilen aşırı
tepkiyi rahatlıkla fark edebilirsiniz. Mektubun içinde, yazarın uzmanlık alanı ve
müktesebatı ile hiç bir ilgisi olmayan konularda serdedilen kendinden emin
duruş, ancak cehalet ve bağnazlığın tabii bir sonucu olarak elde edilebilir.
Yıllardır bu konularda araştırma yapan bir bilim adamı olarak ben her şeyden
şüphe duyarken, Sayın Sinan Özdemir’in bu kendinden emin tavrının “bilgi”
ile alakalı olmadığı gayet açık bir gerçektir. Ama Sayın Özdemir’in gösterdiği
bu tepkisel tavrı gayet iyi anladığımı da belirtmeliyim. Yüzyıllardır üzerimize
örtülen ölü toprağı ve zihinsel tembellik halinin, Sayın Özdemir’e başka bir
şans tanımadığını gayet iyi biliyorum. İşte bu yüzden bu kafa konforunu
artık hızla terk etmemiz gerekiyor. Zira bu basit düşünce zafiyetinin, bütün
dünyada oluk oluk Müslüman kanı akıtan “yeni dünya düzeni”nin inşasında
çok ama çok büyük bir payı var.
Biraz gösterebildiğimi zannettiğim bu sorunumuz çok büyük, acil ve
ciddidir. Üzerinde hiç düşünemediğimiz, esası hakkında hiç bir bilgiye sahip
olmadığımız konularda kendimizden bu kadar emin olmamız, sağlıklı bir ruh
halinin işareti değildir, bu gayet açık. Kafamızdaki sesleri susturup önümüz-
deki mesajları vicdanımızla okuyabildiğimiz takdirde, aslında hepimizin aynı
dertten muzdarip olduğumuzu kolayca görebileceğimizi düşünüyor ve bu
birliği sağlayabileceğimiz yönünde umutlarımı muhafaza ediyorum.
Konu ne evrim, ne Darwin, ne de İslam konusudur. Konu, insan olmanın
temel iktizası, Kur’an-ı Kerim’in temel emri olan “düşünmek ve akletmek”
yükümlülüğüdür. Bu gün, gözünü biraz olsun açabilmiş herkes, İslam dünya-
sına mensup insanların düşünce üretme yönündeki eksikliğini gayet rahat
bir şekilde fark edebiliyor. Bunu değişik mahfillerde her kesimden insandan
dinleyebiliyoruz. Ne var ki bu sorunun açık yüreklilikle dile getirildiği cümlele-
rin sonuna “ama”lar ekleyerek kendimizi mazlum ve “şeytanları” mesul tutan
müteakip ifadelere sığınmak, bizi yüzyıllardır hiç bir yere götürmediği gibi bu
gün de götürmeyecek. O yüzden “ama”ları bir kenara bırakıp esas derdimize
odaklanmanın artık zamanıdır.
Ben, insan fizyolojisi uzmanı Doç. Dr. Sinan Canan olarak, bu yöndeki ça-
balarıma Rabbim izin verdiği sürece devam edeceğimi buradan tekrar beyan
eder; bu zorlu yolda hem şahsıma, hem aynı hayırlar için mesai harcayan tüm
insanlarımıza samimi dualarınızı beklediğimi tekrar hatırlatırım.
Sağlıcakla kalınız...
Diğer okumalar:
Adem Tatlı’nın Zaman gazetesindeki yazısı:
-
il_getNewsById.action?haberno=1342500
Haber Ajanda’nın 72. Sayısında kaleme aldığım yazım:
.
tr/2012/10/haber-ajanda-e-dergide-bu-ay.html
Haber Ajanda internet sayfası:
Kişisel internet sayfam: