Page 56 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

54
aralık
2012
Analiz
haber
ajanda
soruna muhatap olan ve buna karşı çok çe-
şitli çözüm stratejileri geliştirebilen bir var-
lıktır. Böyle bir varlığın -ideolojik kalıpların
içine hapsederek- yeteneklerini köreltmek
ve canlılar âleminin sıradan bir üyesi gibi
tanımlamak büyük hata olacaktır. Bugünkü
dünya sistemine daha ileri bir sistem öneri-
sinde bulunmak isteyenler, bu sapık anlayışı
kökünden sarsacak yeni bir paradigma ve
yeni yaklaşımlar ortaya koymalıdırlar.
Evrim, temelde bir değişmeye ve geliş-
meye tekabül eden bir kavramdır. Eski bir
terim olarak “tekâmül”, yani mükemmele
doğru tedrici bir gelişmeyi ifade eder.Yapay
veya doğal bir nesnenin ilkel bir durumdan
daha gelişmiş ve ileri bir duruma gelme-
si veya getirilmesi… Evrimin biyolojik
terim olarak anlamı ise çok daha geniştir.
O kadar geniş ki bu terim, bugünkü canlı
çeşitliliğinin yegâne açıklaması olarak ileri
sürülür. Bir ata organizmanın milyonlarca
yıl süren ardışık değişmelerle yeni türleri,
onların da daha yeni türleri meydana ge-
tirmesi ile bugünkü canlı çeşitliliğini ifade
eden bir terim...
Bir ata organizmanın kalıtımsal (genetik)
ve çevresel etkilerle uzun bir zaman içinde
geçirdiği değişimlerle yeni türleri meydana
getirmesi ve bugünkü çeşitliliği oluşturma-
sı… Biyosferdeki canlı çeşitliliğinin böyle
bir tedrici değişme ile meydana geldiğini
savunan ve buna iman derecesinde bağlı
olan kişiye ise “evrimci” denir. Evrimciler,
hayat”gibi dünyanın en karmaşık olgusunu
indirgemeci-tesadüfçü yaklaşımlarla açıkla-
maya çalışır.
Günümüzün evrimcilerini, bilimsel dü-
şüncenin önünü kesmeye yemin etmiş “ke-
sin inançlılar” olarak tanımlayabiliriz. Ger-
çekten de onlara göre evrim, bilimden ziya-
de inanılması gereken bir ideoloji ve hatta
bir “din”dir. Düşünce temelinde, Darwin’in
19’
uncu yüzyılın ortalarında ifade ettiği fi-
kirlerin üzerine fazla bir şey koyamadılar.
Söyledikleri şey şudur: Biyolojinin hangi
alanında olursa olsun, üretilen her yeni bilgi,
evrimin birleştiriciliğinde bir değer taşır...
Oysa “Evrim Teorisi” olarak savunulan gö-
rüşler bugünkü çeşitliliği açıklamaktan çok
uzak olduğu gibi, bilimsel dayanaktan da
yoksun bir teoridir. Üstelik var olan canlıla-
rın evrimini tesadüflerle açıklamaya yelten-
meleri yetmezmiş gibi, bu canlıların nasıl
yoktan var olduklarını da yine kör tesadüf-
lerle açıklamaya kalkışmaktadırlar.
Tartışılmadan kabullenilen ve inanılması
gereken bir şey bilimin konusu olamaz. Bi-
limde inanç değil; geçici kabuller, denenme-
si gereken hipotezler ve denemelerden yüz
akı ile çıkmış teoriler vardır. Eğer teorilerin
açıkladıkları doğal olaylar, gözlem ve de-
neylerle doğrulanamıyor ve her geçen gün
çelişkiler artıyorsa, bu teoriyi eleştiren bilim
adamlarını da dinlemek gerekir. Her türlü
biyolojik veriyi, gözlemi, yorumu ve fikirleri
mutlaka evrim dogması ile ilişkilendirmek
ve ona monte etmek bir zorunluluk olamaz.
Bugün savunulan Evrim Teorisi, gerçek
bilim adamları ile hayatı basite indirgeyen
materyalistler arasında önemli bir ayrışma
oluşturmaktadır.
Darwin, canlıların hangi şartlar altında,