Page 46 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

44
aralık
2012
Toplum
haber
ajanda
Geçsek
aynanınkarşısına ve al-
danmışlığımıza, nefsimizinayık-
mazlığına “açsak ağzımızı, yumsak
gözümüzü”, yutmayacağız hap/lar/ı.
Hapı yutupyan tesirlerini de kâle
almadıkça vahye dayandığımızı id-
dia edebilirmiyiz? Ediyorsak -peki o
zaman-, Batı parmağını böyle kör gö-
zümüze cüretkârcanasıl sokup bizi
vahimbir körlüğe sürükleyebiliyor?
Yuttuğumuz hapların sayısı arttıkça
ayıkmaz bir sarhoşluk içinde aslımızı
unutup, sahici kaynaklarımızdan
uzaklaşıp tedbirsizleşiyoruz. Ve gali-
ba biz, her geçengünhapçı oluyoruz!
HAPÇI OLUYO
dınlıkta girilir, karanlıkta çıkılır. Aldatma-
ca saati hızla akıp gider. İnsanoğlu -tam
da Batı’nın hesapladığı gibi- kâinatı ve
kendini “oku”maktan uzaklaştırı(lı)p oya-
lanmıştır. Bu mahkûmiyet için ve kapita-
lizmin mabedi hükmünde olan devasa, gez
gez bitmeyen alışveriş merkezleri için de
iyi mazeretler üretmekte pek mahir olan
post-modern sistem, periyodik isimlerle
tuzaklarını idame ettirir. Renkli drajeler
gibi hap haline getirilmiş Noel, sevgili,
anne, baba, kadın günlerini sadre şifa gibi
sunar.
Kürt olduğum için mi?”
İstanbul sokakları teknoloji harikası led
aydınlatmalarla ışıldıyor ve büyük küçük
birçok kişi gözlerini yere indirilmiş yıldız-
lardan alamıyor. Her şeyin sahtesi gibi yıl-
>> Elle tutulur her ne varsa tanrılaştırma
eyleminden mülhem bir anlayışın, “Alem-
lerin Rabbi olana” küstahça meydan oku-
masını eşyasız, maddesiz sürdürememenin
acziyetini deşifre eder aslında. Eder de,
gören göz olmayınca kandırılmaya amade,
asıldan vazgeçip suni olana teşne olanlar
ayırtına varamaz bir türlü. Çünkü modern
hayatın yasasında “insanı kâinattan, varo-
luş ve uyum alanından koparmak” vardır.
Kâinatın muhteşem nizamına gözlerini
kapatıp, gören gözleri de kâinatın hari-
kulade sanatından mahrum ederek kendi
beton mabetlerine mahkûm eder. Sonra
da Rabbin ikramı olan havayı icat ettiği
havalandırma cihazından süzünce kendi
yaratmış kadar mağrur bir hal ile beton
yığınlarını havalandırır.
Güneşten mahrum bu mekânlara ay-
Y
OK
gökyüzünden, güneştenbir haber; yıldızlarımızyere
düş/ürül/müş. Yol, izbilmez, pusulagörevi görmezyıldızlar
bunlar. Aydınlatırkenyoran, statikelektriklebedeni yükleyip
sömürenyıldızlar. Gözleri kamaştırmaktan, akılları uyuştur-
maktan, gördüğünekandırıpötelereuzanmaktanalı koyan
yıldızlar. Gökyüzünekudret ilekondurulmuşdadeğillerdir. Buyıldızların
bir tavana, bir askıyaelimahkûmdur.