Page 41 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

39
aralık
2012
edepsizlik ve ahlaksızlık olur.
Ha “Osmanlı padişahları çok cariyeyle
beraber olmuş, seks düşkünüymüş” filan
deniyor! Kim söylüyor? Sokakta gördüğü-
nü bir kenara bırakın da internette gördüğü
kadının üzerine bile fiber kablolar aracılı-
ğıyla tırmanmaya çalışan namus fukaraları
söylüyor. “Ecdadıma küfreden namuslu
olsa bari” durumu anlayacağınız…

Neyse, biz gelelim Nedim Gürsel’e…
Gürsel, yukarıdaki hanımın bu edepsizli-
ğinden feyz almış olacak ki “Fırsat, bu fır-
sat!” deyip daha önce zırvalarıyla doldur-
duğu kitabındaki iddiayı bir kez daha dile
getirmiş. O fırsatı veren ise,CHP’nin gayri
resmî yayın organı olan Yurt Gazetesi.
Gazetenin muhabiri Cüneyt Ayral’ın
sorusuna dikkat lütfen! “Siz, Fatih Sultan
Mehmet’in romanını yazdınız ve orada
Fatih’in biseksüel olduğu açıkça ortada.
Bunun tarihsel bir doğru olduğunu nasıl
açıklıyorsunuz? Yoksa tamamen sizin ya-
rattığınız bir Fatih mi?”

O “Al da at” türündeki soruya Gürsel’in
cevabı,“Elbette benim yarattığım bir tiple-
me değil.Uzun süreTürkçe’ye çevrilmeyen
Babinger’in Fatih monografisinden yarar-
landım. Ayrıca konu Dukas tarihinde de
ele alınıyor. Başka kaynaklar da zikredebi-
lirim ama bu kadarının yeterli olduğunu
sanıyorum” şeklinde oluyor. Sonra devam
ediyor: “Kanuni dönemi uzmanı değilim
ama Muhteşem Süleyman’ın önce mak-
bul, sonra maktul olan İbrahim Paşa ile
aynı yatakta uyuduklarını Osmanlı vak’a-
nüvisleri bile yazıyor.”

Şahitlerine dikkat ettiniz, değil mi? Ba-
binger ve Dukas…Şaşırmadım…18.
yüzyıla kadar elçiler ve krallar huzura dahi
giremezken -bırakın huzuru, padişahların
geçtiği yollardan bile geçemezken-,İslam’a,
inanca ve Osmanlı’ya düşman olan Bizans
artıklarının yazdığı bu hikayelere inanmak,
ancak NedimGürsel gibilerin şanına yakı-
şırdı. Onca tarih kitabı,onca tarihi belgesel
dururken, Babinger ve Dukas…Efendile-
rinin izinden gittiği nasıl da belli oluyor,
hiç bir konuda uzman olamamış uzman
yazarın! Vallahi, sizi bilemem ama bunlar-
dan biri çıkıp yarın birgün “Kanuni bir gün
cep telefonundan Firuze’yi aradı. Hürrem
yokken gel de biraz oynaşalım dedi. Gün-
de en az 100 sms atardı” diye saçmalarsa,
ben yine şaşırmam! Bu ne Osmanlı imiş
be arkadaş!
Tüm dünya milletlerini toplasanız,
Türki-ye’nin içinde yer alan kanı bozuklar
kadar düşman bulamazsınız onlara.Tarih-
te kendi medeniyetini aşağılayan,küfreden
bir topluma sanırım Türkler’den sonra
rastlanılmayacak.Hitler ve Stalin bile ken-
di milletinin nefretini bu kadar kazanma-
mıştır.Kimki Osmanlı’ya küfrediyor,o kişi
bir anda şölenler, törenler, ayinler arasında
kutsanıyor. Bir anda “vatanperver” olarak
takdis ediliyor. Avuç içlerini kanatırcasına
alkışlıyorlar.Yazıklar olsun yahu! Bazı kanı
bozukların, bazı soysuzların Gazi Mustafa
Kemal’e ettiği ahlaksızca lafların rövanşını
bu rezil karşılığı vererek mi alacaksınız?
Bu mudur sizin doğruluk makamınız? Bu
mudur doğruluk lisanınız? Bu mudur irfa-
nınız? Böyle yapınca daha mı asil ve soylu
olacaksınız? Üç kıtaya adaletle hükmeden
sultanları küçümsemek, Atatürk’ü daha
büyük yapmaz. Gazi’yi küçümsemek de
o sultanları büyütmez. Bunu anlamaya-
cak kadar sefilsiniz. Milyon kere yazıklar
olsun! Gölgeniz de sizi adam sanıp takip
ediyor.
Yanlış anlaşılmasın, isyanım, tüm za-
manların en büyük komutanlarına yafta-
lar yapıştırma gayretindeki sözde uzman
yazarlara değil, -aslanı çakala boğdurma
pahasına- bu pespaye durumu alkışla-
yanlara… O sözde yazarlara, o sözde uz-
manlara söyleyecek sözüm yok. Mevlana,
Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendisi gibi
bilir” demiş. Hz. Muhammed ise bundan
asırlar önce “İstanbul muhakkak fethedi-
lecektir. Onu fetheden kumandan ne bü-
yük kumandandır” demişti. Ben, O’nun
sözüne itimat ederim. Arabaları kovalayan
köpekler misali, ecdad paylaştırırken salya
akıtanlara değil!
Nedim Gürsel