Page 40 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

38
aralık
2012
Süleyman Özışık
Gündem
haber
ajanda
G
ÜRSEL’
e gel-
meden once,ge-
çen gün TV’
de “Bütün Os-
manlıçocukları
veled-i zinadır”diyen hanıma ce-
vap olsun diye bir iki şey yazmak
isterim, müsaade ederseniz…


Osmanlı padişahlarının belli
bir dönemden sonra cariyeleriy-
le evlenmelerinin nedeni neydi
acaba?” diye hiç düşündünüz
mü? Ben bir kitapta okumuş
ve çok etkilenmiştim. O sebep,
özetle şudur: Türkiye’nin, tarihin
her döneminde, başbakanların
akrabaları tarafından adeta laha-
na gibi yaprak yaprak soyuldu-
ğunu hepimiz biliriz –yaşadık-.
Damatlar, kardeşler…” desem,
yeterli olur zannımca. Osman-
lı padişahları vakt-i zamanında
bunun önlemini almış. Devleti
kayınbiraderlerden, yeğenlerden,
dayılardan ve amcalardan koru-
mak için Türk değil de yabancı
uyruklu cariyelerle evlenmeyi
tercih etmiş. Bu, birinci neden…

İkinci neden daha da ilginç.
Osmanlı Devleti’nin sınırları bir
zamanlar 24 milyon kilometre-
kareyi bulmuş. Böylesine geniş
bir ülkeyi idare etmek, devlet
sırlarının dışarıya sızmamasını
gerektirir haliyle. Bunun için de
padişahın ailesinin taşra ile ala-
kasının olmaması kararı alınmış.
Bunun da yolu Harem’den başka
gidecek yeri olmayan cariyelerle
aile hayatını devam ettirmektir.
Bu konuda devrin ulemalarının
da fetva verdiği biliniyor.
Osmanlı’da, devletin ilelebet
payidar olması için her şey ya-
pıldı. Öyle ki taht kavgası yapa-
bilme ihtimali olan iki kardeşten
biri fetva ile öldürülürdü. Hal
böyle iken, Osmanlı padişahla-
rının neden cariyelerle evlendi-
ğini daha iyi anlıyoruz. Nikah
ise, devrin ulemaları tarafından
hukuk ve fıkıh kuralları içinde
yapılırdı. Bu devirde bunlara
anlam vermek belki zor olabilir.
Zira o devrin kuralları böyleydi.
Bu durum tenkit edilebilir. An-
cak bu kuralları bugün “veled-i
zina”ya bağlamak, en hafif tabirle
Erdoğan’ın “Bizimecdadımız, omalumdizide gösterildi-
ği gibi değildi” sözünün, kirişten fırlayan bir okmisali, biri-
lerinin böğrüne saplandığı belli oldu. Gözlerinde parılda-
yan ihanet, içinde bulundukları o katran karası karanlığa
rağmen görülüyor. Çatallı dillerini dişlerinin arkasında tu-
tamayıp tıslamaya, zehirlerini dökmeye başladılar. Onlar-
dan biri de yazar NedimGürsel.
Kanunî ve Fatih
biseksüel
miydi?