Page 38 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

36
aralık
2012
Ayla Ağabegüm
Gündem
haber
ajanda
Numan Bey’in son cümlesi
önemli: “Tabii bunlar benim şahsi
düşüncem…” Bu düşüncenin
gerçekleşmesi sadece Sayın
Numan Kurtulmuş’un gayretiyle
olabilir mi? Hızlandırmak için
yardımcı olmamız gerekmiyor mu?
Kendini beğenen
helâkolur!
K
ENDİNİ
beğenenhelak olur”
hadisini hatırlayarak hayatımızı
düzenleyebiliyormuyuz?” sorusuna
Evet” diye cevapvermemiz çok
zor. Dikkat etmezsek, “kendimizi
beğenmemiz” alışkanlık haline gelebilir.
anlatıp bakanlığa sunduklarını söylerken
hayret etmiş ve susmuştum. Yanımdaki bir
başka arkadaş, “Ayla Abla yıllardır söylüyor”
dediğinde duymazlıktan gelmişti. Rahmet-
li annem, yeni öğrendiği bir şeyi anlatırken
öğrendiği insanın ismini söyleyerek anlat-
maya başlardı. Farkına varmadan alıştığım
bir konuda okuyucularla beraber düşünmek
istedim. Kendimizi beğendirmek için yaptı-
ğımız yanlış, “kul hakkına” da giriyor. Bu ay
bizi sevindiren veya üzen konuları yazarken
sanıyorum bazı yanlışlar da “Kendini beğe-
nen helâk olur” hadisini unutmaktan ileri
geliyor.
Refah artı ama
bölüşüm sorunu var”
Anlatacağımhikâye,yaşanmış hikâyelerin
basına yansımayan yüzüdür. O bir öğret-
mendi, o bir memurdu… Üç çocuğuyla
yaşıyordu ve çocuklarına bakmayan hayırsız
bir eşi vardı. Hayata direndi, kimseden bir
şey istemedi, yıllardır kaloriferini kullanmı-
yordu.Üşümemek için giydikleri yün çorap-
larla başlarına sardıkları atkılarla ısındılar.
Annelerinin sevgisiyle çocuklar hayata tu-
tundular ve sınıfın en iyisi olmaya çalıştılar.
>> Çevremizdeki insanların yaptıkları
güzel işleri, hareketleri beğenmekle işe baş-
layalım ve içimizden geçen güzel duyguları
onlarla paylaşalım. Güzel ve doğru dedik-
lerimizi hayatımıza geçirme çabaları bizim
farkına varmadan nefis eğitimine başlama-
mız olacaktır.
Bir müdür düşünün… Öğretmenin, öğ-
rencilerin iyiliği için düşündüğünü anlat-
masına ve uygulamasına müsaade etmiyor.
Ona göre “Fikriniz ne kadar doğru, hemen
uygulayalım”demek,“otorite”sinin sarsılma-
sı anlamına gelecektir. Bu davranış, kendine
güvenmeyen insanların davranışıdır. Tanı-
dığım kabiliyetli genç öğretmen, bu davra-
nışlar karşısında fikirlerini müdüre anlat-
maktan vazgeçmiş, kendine güvendiği için
bunları sınıfında uygulamaya devam etmiş-
tir. Bir başka genç öğretmen bu durumda
sessizliğe bürünerek öğretmenlik hayatını
dayanılmaz hale getirebilirdi.
Bir siyasi düşünün…Her konuda kendi-
ni ehil sanarak, o konuda ehil olan insanlara
danışmıyor. Zararını önce kendi çekecektir.
Uygulamanın yanlışlığı gözler önünde cere-
yan ediyor. Tabii yanlış uygulama toplumu
da etkileyecek ve zarar yıllar içinde beraber-
ce yaşanacaktır.
Bir ev hanımı düşünün…Yıllarca yaptığı
tatlıyla ve börekle ilgili arkadaşı bir tavsiyede
bulunur. Daha sonra çevresine hiçbir men-
faati olmadığı halde yeni tarzda yaptığıyla
övünerek ve tavsiye edenin de yanında “Ben
böyle yapıyorum” der. Beğenilmek ve üstün
olmak duygusu, ona yalan söyletmiştir. Yir-
mi yıl önce yazılarımda anlattığım bir pro-
jeyi çok yakın, yıllarca berber çalıştığım bir
dostum benim yanımda kendisininmiş gibi