Page 18 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

16
aralık
2012
nizmaya sahip Türk devletleri, dünyaya
örnek siyasi organizasyonlar olarak tarihte-
ki yerlerini almışlardır.
Özellikle Selçuklu ve Osmanlı Dev-
letleri, bir devlet olmanın ötesinde İslam
Medeniyeti’nin temsilcisi, büyük medeni-
yet birlikteliğini ifade eden dev siyasi teşki-
latlardı. Her ikisi de Müslüman Türkler’in
vücuda getirdiği evrensel yapılardı. Dünya
tarihi, İslam tarihi ve Türk tarihi, Selçuklu
ve Osmanlı tarihi olmadan asla yazılamaz.
Bu büyük devlet teşekküllerinin inşasında
hiç şüphesiz bilimin, tekniğin, tecrübenin,
hukukun, ekonomi ve inancın büyük yer
tuttuğu aşikârdır. Fakat bütün bu mühim
unsurların yanında, en az bunlar kadar
önemli bir unsur da,Türkler’in geçmişle-
rinden getirdikleri “savaşçı nitelikler”dir.
Bu savaşçı nitelik,Türkler’de İslamiyetle
beraber dünyaya adalet ve nizam ile huku-
kun müdafaası, vatan müdafaası gibi un-
surlar uğrunda ideal bir savaşçılığa ve ilahi
amaçlı bir gazâ faaliyetine dönüştü.
Ord. Prof. Dr. Fuat Köprülü’nün ifadesi
ile “Eski dönemin ‘Alpleri’‘Gazilere’ dö-
nüştüler”.Türk tarihindeki başarı sahne-
lerinde, zafer meydanlarında, saldırı kar-
şısındaki vatan savunmalarında şehitlerin
ve gazilerin ayrı bir yeri oldu. Zaten bütün
başarılarda, dekorun olmazsa olmaz parça-
ları, şehit ve gazilerdi. Anadolu’nun Türk
vatanı olmasında 1071 Malazgirt ve 1176
Miryokefalon zaferlerinin tartışılmaz bir
yeri vardır. Bu zaferlerin kazanılmasında
hiç şüphe yok ki her biri kahraman olan
gazilerin -önemi kitaplar dolusu övgü ile
anlatılacak- yerleri vardır. Ancak gazilerin
yanı sıra, adı tarih sahifelerine geçmemiş
pek çok şehidin yeri ise çok farklı bir bo-
yuttur.
Tarihin önder şehitleri
Burada şunu da hatırlayalım: Tarih
sahifelerinde şehitler, gaziler kadar yer
bulamamışlardır. Bu, belki de onlara yö-
nelik bir haksızlıktır. Ancak işin tabiatı
ve gerçeği de böyledir. Bununla beraber
Türk tarihinde, biraz önce örneğini ver-
diğimiz bazı şehitlerin varlığı, adı tarihe
geçmemiş pek çok şehidin temsilcisi olarak
sahifeler arasında şahsiyetlerini muhafaza
etmişlerdir. Uhud Harbi’nde Hz. Ham-
za,Mute Harbi’nde Cafer-i Tayyar Hz.
Peygamber’in hüzün ve övgü ile bahsettiği
lider şehitler olarak İslam tarihinde yerle-
rini almışlardır. Liderlikleri o derece ileri
boyuttadır ki, yaşı ilerleyerek ölen pek çok
sahabeden daha canlı, daha hacimli olarak
Müslümanların hafızasında yer etmişlerdir.
Sanki onlar şehit olduktan sonra bile saha-
beler arasında, dünya hayatında varlıklarını
sürdürmüşçesine anılmışlardır.
Osmanlı tarihinde -Rumeli’ye ilk geçen
kumandan- Süleyman Paşa hatıralarda
hep kalmıştır. 1389 Kosova Meydanı’nda
büyük Haçlı Ordusu’nu yenip savaşı za-
fere dönüştüren I.Murat Han, yaralı bir
Sırp askeri tarafından şehit edilmiştir. Bu
şehadet, millete ve orduya o derece tesir
etmiştir ki, zaferin sevinci hissedileme-
miştir. Sultan Murat’ın şehadeti Kosova
Zaferi’yle beraber anılagelmiştir. Sevinç ve
hüzün daima bir arada hissedilmiştir.
Tarih sahifelerinin unutulmayan bir
şehidi de Silahtar Ali Paşa’dır. 1716’da
Karlofça kayıplarını geri kazanmak için
Avusturyalılar’la giriştiği savaşta, askere
şevk vermek için ordusunun başında bizzat
hücuma kalkmış ve şehit düşmüştür. Ölü-
mü hiçe sayan bu Osmanlı paşasının şe-
hitliği büyük olay olmuş ve öldükten sonra
adı değişmiş, Silahtar Ali Paşa yerine Şehit
Ali Paşa olarak anılmıştır.
Osmanlı tarihinin bir diğer ilginç şehidi
Sultan I. Abdülhamit’tir. 1788’de Ruslar’ın
Balkanlar’daki Özi Kalesi’ni düşürme-
lerinden ağır derecede üzüntü duymuş,
kontrol edemediği bu üzüntü padişaha
nüzul indirmiş, arkasından da Sultan şehit
düşmüştür. Savaşa girmediği halde savaşın
bütün yükünü bedeninde taşıyan, sonra
da bu ağır yük karşısında dayanamayıp
dünyaya veda eden örnek şahsiyetin tarihe
intikali hafızalarda yer edinmiştir.
Bugünün şehitleri de
olağanüstü bir örnek
Günümüz Türkiye Cumhuriyeti, PKK
bölücü örgütünün açmış olduğu büyük bir
saldırı cephesi ile karşı karşıyadır. Bu saldı-
rı 28 yıldır devam etmektedir. Bu, uzunca
sayılabilecek bir süredir. Uzun sürmesinin
sebebi, başta Avrupa’dakiler olmak üzere,
dünyanın büyük güçlerinin PKK üzerin-
den Türkiye’ye saldırı yöneltmeleridir. Bir
bakıma emperyalizmin Türkiye’ye yönelik
yeni bir saldırı metodudur. Bu saldırı do-
Perspektif
haber
ajanda
Şu günlerde, Türkiye’de yaşanan şehit törenlerini seyretmek gerçekten zor. Ondan daha zoru, şehit ana ve babası olmak... Şüphesiz onlar, bundan böyle yavrularının hasretiyle
yaşamaya devam edecekler. Türkiye’de geride kalanların şehitlere ve şehit ana babalarına hem minnet, hem de şükran borçları var.