Page 108 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

106
aralık
2012
Şair Dediğin
ALİ ÇOLAK
ALİ
Çolak, benzersiz deneme üs-
lubuyla, bu defa “kendinden” say-
dığı şairler üzerine konuşuyor. Tat-
lı tatlı, o bildiğimiz sesiyle yapıyor
bunu. Kısık sesli, hürmetkar ve mu-
tedil. Lirizmi kendinden menkul. Ve tekrar etmek
gerekirse, “benzersiz”...
Şair Dediğin, bugüne kadarki denemelerimden
farklılık taşıyor. Yazarın kendini biraz gizlediği, me-
tinlere pek dahil etmediği bir kitap bu. Deneme-
lerde yazar değil, olaylar, yaşantılar konuşuyor,
ille de bir sonuca varmıyor denemenin gidişatı, bir
hükme bağlanmıyor. Bu da şüphesiz, deneme tü-
rünün sayısız yollarından bir yoldur. Yazar, ay-
nasını olaylara, insanların sözlerine, eylemlerine,
düşüncelerine tutarak kendini unutturur. Hayatın-
dan bütün bütün endişe etmemeniz için de kimi
zaman bir yerlerden başını çıkarıp gülümser ya-
hut yoldan çıkmakta olan denemeyi tutup usul-
ca yoluna koyuverir, iyidir böylesi de, yazarla fazla
yüzgöz olmadan keyfinize bakarsınız. Uzunca bir
sebeb-i telif yazmak istemedim. Sadece bir ‘karşı-
lama’ sayın bunu. Madem içeride fazla görüşme-
yeceğiz; burada, kapı eşiğinde ayaküstü derdimi
anlatayım dedim.” Ali Çolak
Kayıp Renk
HÜSEYİNTUNÇ
AYRI
dünyalar ve ayrı hülya-
lar bir yerlerde kesişir; birbirine de-
ğer, birbirini ezer ya da yüceltir. Çok
sevdiğimiz bir kokuyu bile hisset-
meyiz bazen. Bazen de bir nargile
dumanı, yeni ve sisli bir ufuk açar önümüze; şimdi-
ki zaman geçmişle harmanlanır. 
Kendimizi rahatlatmak için kurduğumuz o müt-
hiş soru iç dünyamızda çalkalanıp durur: “Eğer ka-
rarları biz vermiyorsak, yaptıklarımızdan nasıl so-
rumlu olabiliriz?”
Şairin dediği gibi, bizi “yakıp yıkan bir nazar” ve
kaderin üstünde bir kader” mi vardır?
Ak ile kara kadar farklıdır beklentilerimiz:
O delikli kayanın ötesinde hazine varmış... Kredi al-
manın püf noktaları varmış... Bu memlekette güpe-
gündüz adam kaçırılırmış... Bu işler telefonda konu-
şulmazmış... Çoğu zaman o içindeki enerjinin aslında
kendisi olduğunu bilir insan. Kalbinde ona doğruları
söyleyecek ikincil bir mekanizmayı arar durur.
Bu romanda varlığın ve yokluğun, bekleyiş içe-
risinde sorgulanan bir aşkın, değişen sosyal ve
ekonomik yapımızın tarihini okuyacak, kendini-
zi bir iç yolculuğun ortasında bulacaksınız. Kaderi
kimin şekillendirdiğini yeniden düşünecek ve ha-
yat için verdiğiniz kararları sorgulayacaksınız.
Kayıp Renk, hayatın sorular kadar cevapları da
içerdiğine inananların öyküsü...
Kayıp
Tarihimiz
OZMANLI
Devleti’ne “Hasta
Adam” yakıştırmasını yapan kim-
di? Devlet-i Âliyye gerçekten Hasta
Adam denilecek kadar kötü durum-
da mıydı? Cevabını, Prof. Dr. İlber
Ortaylı veriyor.
İkinci Abdülhamit’in 31 Mart Vak’ası ile devril-
mesinin perde arkasında neler vardı? Konunun uz-
manları Ahmet Turan Alkan ve Sacit Kutlu anla-
tıyor. 
Mustafa Kemal Paşa ile Millî Mücadeleyi başla-
tan komutanların yolları neden ayrıldı? “Mustafa
Kemal, İngilizlerden valilik istedi mi?” sorusunu
Alev Coşkun ve Mustafa Armağan tartışıyor. 
Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’in yanın-
da yer alan Halide Edip, sonraki dönemde neden
yurt dışına, gönüllü sürgüne gitti? Kritik yılların
perde arkasını İpek Çalışlar ve Prof. Dr. Cemil Ko-
çak aralıyor.
Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim arasında-
ki mücadele nasıl ve neden başladı? Anadolu’daki
ayaklanmaların başlamasında Şah’ın tesiri ne ka-
dardı? Cevabını, Prof. Dr. İskender Pala ve Tarihçi
Reha Çamuroğlu veriyor. 
Coğrafî keşiflerin, Osmanlı Devleti’nin gerile-
mesiyle ilgisi neydi; Kanunî’nin buna karşı ted-
birleri nelerdi? Portekiz ve İspanya’nın başardı-
ğı keşifleri Osmanlı neden yapmamıştı? Tarihçi
Reha Çamuroğlu ve Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu an-
latıyor. 
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e nasıl bir miras kal-
mıştı? Atatürk, Cumhuriyet’i hangi tarihî zemin
üzerine kurdu? Prof. Dr. İlber Ortaylı, imparatorlu-
ğun en uzun yüzyılını sorguluyor. 
31
Mart Vak’ası ve Sultan Abdülhamit’in taht-
tan indirilmesinde kimler etkindi? Yabancı dev-
letlerin İttihat ve Terakki Partisine ilgileri na-
sıldı? Osmanlı’nın son dönemlerinde etkin olan
isimlerin siyasî düşünceleri ve bağlantıları neler-
di? Prof. Dr. Sina Akşin ve Prof. Dr. Ali Birinci tar-
tışıyor. 
Atatürk, gençlik yıllarından itibaren hangi ki-
tapları okumuştu? Atatürk’ü etkileyen düşünce
adamları ve yazarlar kimlerdi? Atatürk, dinin orta-
dan kalkacağına ve bilimin yeni bir din olacağına
mı inanıyordu? “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir”
sözünü ve Atatürk’ün entelektüel biyografisini,
Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu anlatıyor. 
Atatürk’ün muhalifleri Lozan’a neden karşı çık-
mışlardı? İttihat ve Terakki, Cumhuriyet kurulduk-
tan sonra da varlığını devam ettirmiş miydi? Yeni
devletin muhalefeti neden ve nasıl tasfiye edildi?
Konunun uzmanları Prof. Dr. Cezmi Eraslan ve Ta-
rihçi Ayşe Hür tartışıyor. 
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, tarihin önemli konu-
ları Kayıp Tarihimiz’de tartışılıyor.
YENİ ÇIKANLAR
HABERLER
Kitaplık
haber
ajanda
Adalet Ağaoğlu
“65.
Yazarlık
Yılı”nı kutladı!
T
ÜRKİYE’
nin en
önemli yazarların-
dan, usta edebiyat-
çı Adalet Ağaoğlu,
8
Kasım2012, Perşembe ak-
şamı Boğaziçi Üniversitesi
Albert Long Hall’da düzenle-
nen özel bir akşamla, 65. Ya-
zarlık Yılı’nı kutladı.
Boğaziçi Üniversitesi Vakfı (BÜ-
VAK) tarafından düzenlenen akşamda,
Ağaoğlu’nun dostları da sanatçıyı yal-
nız bırakmadı.
Kutlamada, B.Ü. Rektörü ve BÜ-
VAK Yönetim Kurulu Başkanı Prof.
Dr. Gülay Barbarosoğlu ile BÜVAK Ge-
nel Müdürü Mahmut Abra; yılların bi-
rikimini, kitaplığındaki okunmuş-
okunmamış tüm kitaplarını ve
otuzdan fazla eserinin telif hakları-
nı Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışlayan
Adalet Ağaoğlu’nun edebiyat dünya-
sı ve Boğaziçi Üniversitesi için öne-
mini vurgulayan konuşmalar yaptılar.
Davetlilerin de, usta edebiyatçı hak-
kında duygu ve düşüncelerini dile ge-
tirdikleri, anılarını paylaştıkları samimi
konuşmaların ardından, Ağaoğlu da
yaşamı ve yazarlığı üzerine anlamlı
bir konuşma yaptı. Edebiyat, medya,
akademi ve iş dünyasının önde gelen
isimlerinin bir araya geldiği bu özel
akşam, Türk Sanat Müziği dinletisi eş-
liğinde kokteyl ile devam etti.
Boğaziçi Üniversitesi Aptullah Ku-
ran Kütüphanesi’nde, kitaplarının ve
fotoğraflarının bulunduğu özel bir
odası bulunan Adalet Ağaoğlu; kitap-
lığındaki tüm kitapları, vefatının ardın-
dan üniversite kütüphanesine bağış-
ladı. Ağaoğlu’nun kaleme aldığı tüm
kitaplarının telif hakları ise, yine vefa-
tının ardından BÜVAK’a devrolacak.