Page 105 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

103
aralık
2012
JohnMalkovich çok takdir
ettiğimbir aktör. O, şey filminde
özellikle çok güzel oynamıştı,
hani Cannes’te Altın Ayı aldı-
ğı(!)... Neyse, bir de siyasete,
tarihe, Ortadoğu’ya filan da çok
hâkim. Tabiî bu niteliklerini
bilince, ülkemiz ve tarihini daha
başka hangi aktörle konuşabilir-
siniz? Ben Stiller ile değil tabiî…
Ortadoğu tarihine dair çok
kitaplar okumuş Malkovich.
Favorileri arasında Alaaddin’in
Sihirli Lambası, Ali Baba ve
Kırk Haramiler de var! Osmanlı
tarihini çeşitli kaynaklardan
öğrenmiş, çünkümeraklıymış
tarihimize. Hatta çanağını Türk-
sat 3A’ya çevirtmiş, sırf Muh-
teşemYüzyıl’ı izlemek için! Bu
diziyi de kaçırmadığı için diziyi
de konuşmuşlar.
Söz dönüp dolaşıp dizinin
Başbakan tarafından eleşti-
rilmesine gelince, ünlü aktör
Osmanlı entrikacıdır. Zaten her
imparatorlukta entrika, dedi-
kodu olmadı mı?” diye başlayıp
devameden bir cümleyle
röportaja da çok aranmayacak
manşeti atmış.
Ne iyi ettiniz, değil mi? Vallahi,
cümle tarihçilere taş çıkartacak
hakikatleri ne de güzel önümü-
ze yığdınız. Birden düşündüm
ki gerçekten de oOsmanlı ne
entrikacıymıştı ya!.. O II. Meh-
met mesela… Bizans kadınları
Kardinal külahı görmektense,
Osmanlı sarığı görmeyi yeğle-
rim” demişler. Artık neler yaptı-
larsa? KaraMurat herkese tizmi
yetişti, ne oldu? Oharemler, o
cariyeler, köleler…Opadişahlar
saray kapısının önüne oturur,
çekirdek çitlerkenmilletin oyu-
na buyuna bakarlarmış “imdi ne
setretsem” hesabı… (!)
Şu bizimmalummedyanın
gazetecileri, ülkeyi rezil etmek
için çok kasmıyorlardır kendi-
lerini, kesin. (Kendilerine Burak
Kut’tan bir “Komple” gönde-
riyorum.) Bu zihniyetle her
daimvar olacakları belli yalnız.
Batı’nın eğlenceliği, bu aşağılık
hissinden çıkamayan kuruye-
miş tiplerle yaşayacak. Batı da
yutturduğu tarih hapının imala-
tına devamedecek.
Daha önce yazdım. ‘Kanuni
şarap içiyor, kadın düşkünü
gibi gösteriliyor’ diye. Şika-
yetler yağınca önerdim ama
dinleyen olmadı. Dinleseler-
di, Başbakan’dan bu fırçayı
yemezlerdi. Yeri gelmişken
bir kez daha tekrarlayayım:
At sırtına bindirip diyar diyar
dolaştıracağınıza, Kanuni’yi
en kısa zamanda öldürün.
Zigetvar Seferi’ne çıkarın,
olsun bitsin… Diziyi kaldırın,
yerine Abdülmecit’i çekin.
Kanuni de ecdat, Abdülmecit
de ecdat. Zorlamaya, saraydaki
yaşamı köpürtmeye gerek
yok. ‘Burada anlatılanlar hayal
ürünü’ bile demenize gerek
yok. Belgesel gibi dizi yapsanız
yeter. Malzeme yeter de artar
bile… Abdülmecit, Osmanlı
İmparatorluğu’nun 31. padişahı
olarak 16 yaşında tahta çıktı.
Rahmetli kısa yaşamış ama sıkı
yaşamış. Yüzlerce cariye, her
akşam kurulan içki sofraları,
sazlar, sözler, konçertolar, vals-
ler… 21 oğlu, 21 kızı olmuş. ‘Kaç
kadından?’ diye sormayın.
Sarayın har vurup harman
savurduğu dönem. İşin siyasi
tarafı da var. Tanzimat Fermanı
var. Abdülmecit’in 22 yıllık sal-
tanat dönemi var ki anlat anlat
bitmez. 100 bölüm kafadan
çıkar, 150’yi zorlar. Kaynak mı?
Hıfzı Topuz’un “Abdülmecit”
adlı kitabı.
(…)
Daha neler yok ki neler…
Saraymasraflarının ayyuka
çıkması var, imparatorluğun
batmaya başlaması var. Var
oğlu var… Dizi çıkmaz mı? Çıkar.
Kimse ‘Öyle değildi, böyleydi,
abartı var’ diyemez. At yok, se-
fer yok, müzik var, eğlence var,
entrika var, daha neler neler…
Beğenmediniz mi? Hürrem
Sultan’ın eğittiği, büyüttüğü
gelini Nurbanu Sultan’ı çekin…
Teoman Ergül’ün romanı var…
Malzeme hazır yani. O da mı
olmadı? Nurbanu Sultan’ın
eğittiği, gelini yaptığı Safiye
Sultan’a ne dersiniz? Onun da
romanı hazır. Hürrem’e takılıp
kalmayın, Osmanlı’da malzeme
bol…”
Hadi ülkemizi
rezil edelim!
AyınAlternatifçisi
Mehmet Tezkan:
Kanunîuymadıysa
Abdülmecit’i çekin”
ÜNLÜ
aktör JohnMalkovich, sürekli
Türkiye’ye gelip giden biri. Zaten Türkiye,
her yabancı emeklinin hayali. Bu rutin
gelişlerinden birinde, bir gazeteye röportaj
vermiş. Röportajın verildiği manşet şöyle:
Osmanlı entrikacıdır.”
NE
MuhteşemYüzyıl”mış arkadaş! Millet
bukonudane doluymuşmeğer. Konuşan
konuşana, yazanyazana (benimgibi)…
Ama kimse bir çözümgetiriyormu?Hayır!
Ya “devametsin” ya da “kaldırılsın” dendi.
Mehmet Tezkan ise, Milliyet gazetesindeki
28
Kasım2012 tarihli yazısında farklı bir
alternatif sunuyor. Özetle şöyle diyor:
Kanunî 30yıl at sırtında gidebilir ama
torunuvallahi zevk peşindeydi. Onu çekin,
onu…”