Page 104 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

102
aralık
2012
Garabet
Medya
GARABET
MEDYA
İstanbul’a da gelen Lopez,
tabiî ki Türkiye’yi çok sevmiş
(
tamamen duygusal). Hatta
ayrılmak istememiş de kızını
parka götürüp kaydıraktan
kaydırmış, salıncaktan saldır-
mış. O derece!..
İstanbul’daki konserinde
taşlı, işlemeli, hafif transpa-
ran bir kıyafet giyen Lopez,
İstanbul’dan sonra sahne aldığı
Jakarta’da maalesef bütün
kadınsılığını örten bir giysiyle
çıkmış izleyenlerinin karşısına.
Bunu duyunca ülkemle bir
gurur duydum, koltuklarım bir
kabardı, bir kabardı… “Ayakları-
nı kaldır! Bi’ işin ucundan tut-
muyon, bari bana mani olma!”
zılgıtıyla kendime geldim. Bura-
danmahalle baskısı hezeyancı-
larına sesleniyorum: Şükredin
ki Endonezya’da değilsiniz…
Jakarta’da yaşasalardı, “Bu
ülkede artık bize huzur kal-
madı, İstanbul’a yerleşeceğim”
derlerdi büyük ihtimalle. Ne
diyorum?! Kadın burada mo-
dern giyinebilmiş; orada şehevî
dans bile yapamamış, çiftetelli
oynamış ya!.. Burada istediği
gibi giyindi, istediği gibi dans
etti kadın. Bilmemnerelerden
özgürlüğün, modernizmin ko-
kusunu almış. Aklı başında biri
ki İstanbul’da nasıl, Jakarta’da
nasıl giyineceğini biliyor. Yoksa
üzerimize oyunlar oynama-
ya, bir komplo kurmak için
mi öyle giyindi İstanbul’da?
Jakartalılar’ın dimağını boz-
maya gelmez, Alimallah adamı
imana getirtirler” diye mi dü-
şündü?
İlle de yazacağım... Jennifer
Lopez’in Jakarta’da giydiği
sahne kıyafeti, çok normal ve
başka yerlerde de giydiği bir
sahne kıyafeti. Jennifer Lopez
Endonezya’da tanınıyorsa eğer,
muhakkak kliplerindeki, film-
lerindeki haliyle tanınıyordur.
Konserine giden Endonezyalı
da bunu bilerek gitmiştir. Eğer
Endonezya Müslümanlarına
saygı niyetiyle daha kapalı
bir elbise giydiyse, Lopez’in
saygısını biz de buradakilerden
bekliyoruz.
Ben de o siyah önlük-
ler içinde, boynu dilim
dilimkesen, kolalı beyaz
yakalıklarla okula giden-
lerdendim. İçindekini
hiçleştiren, hepimizi aynı
tornadan çıkmışçasına
bir’leştiren o üniformaya
hapsolmayı hiç sevme-
dim. Benim lügatimde ‘tek
tip’ demek, ‘tipsiz’ de-
mekti. Daima ‘çok tiplilik’i
benimsedim.
Elbette işin felsefe-
sindeki sosyal adalet
duygusunu anlıyorum.
Önlüğün yıllar yılı fakir ile
zengini eşit göstermekte,
çocukların komplekse
kapılmasını önlemekte
kullanıldığını biliyorum.
Bu çabayı önemsiyorum.
Ama hepimizin gönülsüz
içine tıkıldığı o kara for-
maların, yoksulluğu ka-
mufle etmeye yetmediği-
ni de hatırlıyorum. Üstüne
kaç önlük dikersen dik,
fukaralık, pantolonundaki
yamadan, üç numara saç
tıraşından, kenarları kıv-
rıkmetot defterinden ele
verir kendini; götürür sını-
fın en arka sırasına otur-
tur seni... Sabah ekmeği
dağıtıp gelmiştir, evde ye-
terince beslenememiştir
ya da babasından dayak
yemiştir; o yüzden çabuk
kirlenir yoksul çocukları-
nın kolalı yakaları; silgileri
kokmaz, önlüklerinden
sökük, pabuçlarından
delik, karnelerinden kırık
eksik olmaz. Dememo
ki, ne kadar tek formaya
hapsetsen de fukaralık,
bir yolunu bulur, söyler
ailenin gelirini... Tersinden
bakarsanız, sosyal adalet
fikriyle giydirilen ünifor-
manın, özünde sınıfsal
farklılıkları gizleyen, hatta
göz ardı ettiren bir kara
battaniyeye dönüştüğü
de söylenebilir. Asıl amaç,
yoksulluğu önlükle ört-
mek yerine, sosyal poli-
tikalarla tarihe gömmek
olmalıdır.
Okullarda kıyafet
serbest!’ haberini, kara
önlükle büyümüş çocuk-
lar adına sevinçle karşılı-
yorum. Gösterişmerakı,
marka işgali, kıskançlık
hali, aşağılanma ihtimali...
Bunlar sınıflarda fiilen za-
ten vardı. ‘Bir sınıfın, diğer
sınıflar üzerinde tahak-
kümü’ görünür haldeydi.
Bazı öğrenci okula beş
durak öteden yürüyerek,
bazısı makamarabasın-
dan inerek geliyordu.
Kimisi çantasıyla, kimisi
zuladaki cep telefonuyla
hava atıyordu. Herkesi tek
tip giydirerek ‘eşitlik hissi’
vermeye çalışmaktansa,
çocuklara hayatta kıyafe-
tin değil, fikriyatın önemli
olduğunu anlatmak ve
sınıfta onlara gerçekten
eşit davranmak daha
önemlidir…”
Çok şükür,
Jennifer’ı rahat
izledik
AyınTers Köşecisi
CanDündar:
Serbest kıyafete
evet, türbana hayır!”
DÜNYACA
ünlü şarkıcı, aktris, reklam
yıldızı, dansçı ve envaı çeşit konunun
yüzü Jennifer Lopez, Türkiye’nin de içinde
olduğu yurtdışı konser turuna çıkmış.
Millî
eğitimde
serbest kıyafe-
tegeçileceğinin
resmiyetealındı-
ğı günlerde iki ta-
raflı keskinyo-
rumlarınbulun-
duğugörüşle-
reCanDündar da
katıldı. 29Kasım
2012
tarihliMilli-
yet gazetesinde-
ki yorumuyla ta-
kipçilerine ters
köşeyaptığını
düşünüyorum.