Page 103 - HABER AJANDA ARALIK 2012 SAYI 73

101
aralık
2012
Uluğ Bayındır //
Sordum, soruşturdum. Muhte-
şemYüzyıl’ı izleyen etraf, yakın,
komşu kimvarsa söyleştim.
İzleyenlerin hiçbiri dizinin ya-
yından kaldırılmasını istemiyor.
Nedenini sorduğumda “Aman,
dizi işte! Akşamı dolduruyor.
Zaten ‘hayal ürünü’ diye söylü-
yor baştan” şeklinde karşılıklar
aldım. Evet, hayal ürünü… Evet,
akşamı dolduruyor… Ama
adamlar çok güzel yapmış diziyi
hocam! Görüntüydü, kostümdü,
konuşmaydı, kurguydu derken
hepsi “muhteşem”…
Malum, ülkemizde bir “uyarla-
madır” gidiyor. Romanı, öyküyü,
şarkıyı, eski filmi, eski diziyi
derken en önemlisi yabancı
dizi/filmlerin uyarlamaları aldı
başını gitti. Tabiî yurtdışında
tarihî filmler revaçta olunca
ülkemizde tarihî filmuyarlaması
da kaçınılmaz oldu. Önceden
yapımcı şöyle yapıyordu: Mesela
Dolayısıyla bina ilahiyat
konseptine göre düzenlenmiş.
Mesela bu değişikliklerden biri
de binanın girişindeki, üzerinde
Themis (Adalet Tanrıçası) figürü
olan duvar boy resmi kaldırmak
olmuş. Bu resmin bulunduğu
duvar badana görmüş ve bir
televizyon asılmış.
Peki, malummedya bunu na-
sıl yansıttı? “Çıplak tablo kalktı,
LCD geldi” manşetiyle. “28 Şubat
ölmedi, kalbimizde yaşıyor”
adamlarının, ülkesini gerçekten
seven psikiyatrlar tarafından
gözlemlenmesini istiyorum. Bu
insanlara yardımelinizi uzatın
daha geç olmadan…
Bu hakiri Themis gibi na-
muslu bir hatununmuhafızı
yapmaktan damı korkmamış
bunlar? Adaletin iffetli bekçisini
tanımazlıktan gelip “çıplak hey-
kel” diye göstermekten ar damı
etmediniz? İşte böyle de dinlere
hoşgörümaskotuyum, huyum
kurusun…
Pargalı ölemez,
yoksadizibiter!
Bukıyamet
denenşeydene?
Buda haber ama bir
ŞevkiYılmazdeğil
BİZİM
öyle bir ecdadımız yok. Biz öyle bir Kanunî tanımıyoruz”
dedi Başbakan. Başbakan bunu dedi de nereden dedi?! Meğer
ecdadı ne çok seviyormuş garabet medyanın garip insanları! Bu
sevginin kaynağı neredendir anlayamadım.
AKDENİZ
Üniversitesi, bünyesindeki Hukuk
Fakültesi’neyeni bir binayaptığı için, eski fakülte bi-
nasını İlahiyat Fakültesi’ne tahsis etmiş.
21
Aralık2012gününün
-
Mayatakviminegöre-kıya-
metinkopacağı günolarak
nitelenmesi bizimkiler için
çok iyi oldu.
Cuma’ya Kalsa” diye bir dizi
vardı. Dizi ABD’de “According
to Jim” adıyla yayınlanıyordu.
Hadi buradaki Jim’i Cuma yap-
tın, VIII. Henry’i nasıl Kanunî
yaptın arkadaş?! (Muhteşem
Yüzyıl her şeyiyle The Tudors
uyarlaması.) Yapımcı ve dizinin
savunucuları konuyu “hayal
ürünü, kaldırılması sanata
saygısızlık” diyerek çarpıtırken,
sormak lazımbir daha: “Hayal-
leriniz isimbulmaya yetmedi
mi?”
Kurtlar Vadisi Terör” ya-
yından kaldırıldığında böyle
bir çığırtkanlık yapıldığını
görmemiştim. O zamanki ko-
valamaca, Hükümet ile Pana
Filmarasında kavga aramaktı.
Fakat şimdiki mevzunun ne
menemkimselerin avcunda
oynatıldığı ortada. Bir kısım
romantikmuhafazakâr takımın
Bizimkiler daha iyisini yapsın,
onu izleyelim” demesi ise daha
başka bir tuhaflık. Yapılmasına
müsaade edin de yapalım,
işgüzarlar!
Son bir yıldır ara sıra canlan-
dırdıkları kıyamet tartışmalarını
Aralık ayına iyice yerleştirdiler.
Bir de bizimmemleketin kıyame-
te kapalı yöresi sayesinde birkaç
dünyameşhurunun haberini
yapmak çocuklara haylice iyi
geldi. Her gün her gün bizim
meşhurların haberlerini yapmak
da bir yere kadar yani…
Bu haberler yayınlanırken en
merak ettiğimşu: İnancımıza
göre kıyamet var ve olacak.
Gerçekleşeceği tarihi bilme-
diğimiz için, bu gün, 21 Aralık
2012
günü de olabilir. Şimdiden
yaygarasının koparıldığı gün
kıyamet koparsa, o günün haberi
yapılabilecekmi? TomCruise ile
röportaj anı… “What do you think
about… Kaç la kaç kaç!..”
Hayır, bu haberi bize kim
ulaştırıp “kıyametinmuhabiri”
seçilecek? Gerçekleşmeyince
Gördünmü? Bir yıldır koşturup
duruyoruz kopmadı” mı diye-
cekler? Aç gözünümedyam,
tehlikenin farkındamısın?!
Haberi bu tür yapan arkadaş-
lara tavsiyemşudur: Tamam,
bu da haber ama bir Fadime
Şahin, bir Şevki Yılmaz değil.
Amma velakin, konu Akdeniz
Üniversitesi’nde geçtiği için,
daha evvelki laik ve demok-
rat anlayışın var olmadığına
deliller sunma pahasına böyle
haberler yapmalarını anlayabi-
lirim. AhMustafa Akaydın, bele-
diyeye gitmeyeydin, ne olurdu
sanki?! Dünyaya namsalan,
modern Türkiye’yi fıçının dibi-
ne kadar yansıtan bira festival-
lerini üniversitede yapaydın, ne
olurdu?! Gitti, gelmez o günler!